Dil, muhafazakârdır. Değişimlere direnir. Aynı zamanda canlıdır. Yenilikler ister. Değişimi, halkın benimsemesiyle ve uzun zaman içerisinde olur. Kısa zamanda ve zorlamalarla yapılmak istenirse dil yozlaşır.
Erciyes Tutkusu’nda olaylar, Kayseri’li zengin ve köklü bir ailenin çocuğu Muhlis Güllapoğlu’nun çevresinde ve Kayseri’de gelişir.
Fransa’ya Hukuk Tahsili yapmak üzere giden, iki yıl Hukuk okuduktan sonra bir hocasının “Felsefe bilmeden Hukuk bir anlam ifade etmez” şeklindeki sözlerinden etkilenerek,hukuk tahsiline ara verip iki yıl Almanya’da Felsefe okuyan ve yaz tatili için memleketine dönmekte olan, Muhlis Güllapoğlu trende, Kayseri Uçak Fabrikası’na geçici görevli olarak gelen bir Alman Mühendis ve Sümerbank bez fabrikasındaki bir arızayı gidermek için gelen Rus Mühendis ve ailesiyle tanışır.
Aynı zamanda Kayseri Turizm Derneği Başkanı da olan Muhlis, Alman ve Rus Ailelere Kayseri’yi gezdirir. Rus Mühendis’in genç karısı ve kızı Muhlis’e ilgi duyarlar..
Erciyes Tutkusu’nda Cumhuriyetin ilk yıllarında, sanayileşmede gerçekleşen atılımlar, kadın haklarında sağlanan gelişmeler, okuma yazma oranındaki artış, modernleşme çabaları gibi Cumhuriyet kazanımlarının topluma yansıması ve bu gelişmelere tarikatların ve tutucu çevrelerin direnişi gibi konular ustaca yansıtılıyor.
Roman bir dönem romanı olması yanında bir kent romanı. 1940’ların Kayseri’sini tarihi anıt binalarıyla, caddeleriyle, doğal güzellikleriyle, kültürü ile gelenekleriyle, deyimleriyle bilmeyenler öğreniyor, bilenler hatırlıyor…
Romanda Alman ve Rus mühendislerin alilerinin yer almasından da istifade edilerek Alman ve Rus Edebiyatının mukayesesine de iki tarafın bakış açıları dillendirilerek yer verilmiş. Keza Komünizm ve Faşizm de Alman ve Rus kahramanlara tartıştırılmış.
Alman ve Rus mühendislerin aileleriyle Kayseri’ye gelmesiyle başlayan roman, ikinci dünya savaşının çıkması nedeniyle, Kayseri’yi terk etmeleri ile son bulur.
Halide Nusret Zorlutuna nın kızı , Prof Dr İskender Öksüz ün eşi , Küçük Dünya, Tutsak, Sancı, Çiçekler de Büyür, Ak Topraklar, Azap Toprakları, Canbaz, Atlı Karınca, Nisan Yağmuru, Kaf Dağının Ardında, Hacı Bektaş, Hacı Bayram, Bukağı, Cumhuriyet Türküsü gibi muhteşem romanların yazarı, ayrıca Ne Mutlu Türküm Diyene, Dost Dost Diye Diye gibi deneme Kendimden Kendime gibi Biyografi/Söyleşi kitaplarına imza atmış, kişisel gelişimimde önemli katkıları olan Emine Işınsu Öksüz’ün vefat ettiğini teessürle öğrendim.
Türk Dünyasından ve Türk Edebiyatından unutulmayacak bir yıldız kaydı...
Tanrı rahmet eylesin.