Bahar

Bahar
@Haymenisin
Ben dünyadan ziyâde kafamın içinde yaşayan bir insanım. Medeni durumu; evli #283817988
"Korkuyla ve umutla Rablerine yalvarmak üzere ibadet ettikleri için vücutları yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan da başkalarına harcarlar. Yaptıklarına karşılık olarak onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez" [Secde sûresi (32) 16-17).
Reklam
"Sizden önceki milletler şu sebeple yok olup gittiler: Aralarından soylu, mevki ve makam sahibi biri hırsızlık yapınca onu bırakıverirler, zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yapınca da onu hemen cezalandırırlardı. Allah'a yemin ederim ki, Muhammed'in kızı Fatıma hırsızlık yapsaydı, elbette onun da elini keserdim."
Sayfa 346·Kitabı okudu
Urve İbni Amir radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in huzurunda uğursuzluktan söz edildi. Bunun üzerine: "En güzeli hayra yormadır. Uğursuzluk, hiçbir müslümanı teşebbüsünden vazgeçirmesin. Herhangi biriniz hoşlanmadığı bir şey gördüğü zaman; 'Allahım! İyilikleri sadece sen verirsin; kötülükleri yalnız sen giderirsin. Günahtan kaçacak güç, ibadet edecek kuvvet ancak senin yardımınla kazanılabilir' diye dua etsin" buyurdu. Ebů Dávůd, Tib 24. Aynca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, II. 387, III, 349,
Abdullah ibni Ömer radıyallahu anhümadan rivayet edildiğine göre. Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Cennet bahçelerine uğradığınız zaman oradan faydalanmaya bakın!" Ashab-ı kiram, "Ya Resülallah! Cennet bahçeleri nedir, neresidir?" diye sordular. Allah'ın Elçisi şöyle buyurdu: "Cennet bahçeleri zikir meclisleridir. Allah Teâlâ'nın yeryüzün de dolaşıp zikir meclislerini araştıran melekleri vardır. Onlar zikir meclislerini buldukları zaman, zikredenlerin yanına varıp aralarına katılırlar."
Bir şâir, "Şiirin kıymetini iki şey düşürür diyor ve ekliyor: Şiirden anlamayanların alkışı, şiirden anlayanların sükûtu." Yapılan sohbet ve konuşmaları, ortaya konan hizmet ve hayırları, o işlerden anlayanlar takdir ediyorsa bu ayrıca şükür vesilesi yapılmalıdır. Yok eğer o işlerden anlamayanlar takdir ediyorsa, tövbe ve istiğfar edilmelidir. Bu sebeple, bilhassa tebliğ ve irşad hizmeti veren din görevlilerinin, kendi kendilerinin doktoru ve denetleyicisi olmaları, gönül ve duygularının daima Allah'ın rızasına dönük olmasını sağlamaya çalışmaları gerekmektedir. Bu konuda onlara yardımcı olacak yine ancak kendileri, kendi iç olgunluklarıdır.
Reklam