Velhasıl kelam…
Sen o sıralarda kaldın,
Bense zamansız bir vedanın eşiğinde,
Yüzünü ararken başka yüzlerin arasında kayboldum.
Alışamadım.
Denemeye çalıştım, ama olmadı.
Sırtımızdaki yükler büyüdü,
Kelime yerine suskunluk taşıdık omuzlarımızda.
Sonunda her şeyden usulca vazgeçtik.
Belki bu bir yenilgi değil,
Sadece bir kabullenişti.
Bir devrin kapanışı,
Belki de içimizde sakladığımız bir veda mektubuydu bu.
Çok sevilmedik…
Kalabalıkların içinde hep biraz fazlalık gibi hissettik.
Adımız seslenilmedi en öne,
Gözlerimiz aranmadı yokluğumuzda.
Sözümüz yarım kaldı çoğu sofrada,
Ama biz yine de yüreğimizden eksiltmedik kimseyi.
Sevilmeyi beklemedik belki,
Ama sevmekten hiç vazgeçmedik.
Ve şimdi biz kalmadık.
Sadece hatıralar var,
Ardımıza bakınca gözlerimizi yaşartan.
O oturduğumuz sıralar hâlâ yerli yerinde midir bilmem…
Ama her boş kaldığında,