Yine Mayıs geldi,
Pencereden içeri mor salkımlar sarkıyor,
Çocukluğumuzun geçtiği o eski ev gibi kokuyor hava,
Senin gibi…
Temiz, sıcak, sade.
Mutfağın camında asılı tül perdeyi hatırlıyorum,
Sabah güneşiyle dans ederdi,
Sen kahvaltı hazırlarken
Çaydanlığın sesiyle uyanırdı hayat.
Sen yoruldum demezdin hiç,
Ama ben şimdi düşününce,
En çok senin dinlenmeye hakkın varmış,
Kendini en sona saklayan bir yürekle yaşamak…
Kolay mıymış?
Süt kokan ellerinle
Dünyamı kurduğunu şimdi anlıyorum.
Hırka ördüğün sessizlikleri,
Geceden sabaha uykusuz kalışlarını,
Bir bakışla anlatırdın sevgiyi,
Ne büyük bir dilmiş meğer o sessizlik.
Şimdi Anneler Günü,
Sana koca bir teşekkür borçluyum.
Ama en çok da
O eski günlere duyduğum özlemle doluyum.
Keşke yine çocuk olsam,
Ve sadece "anne" desem, başka hiçbir şey demesem.