Seçkin çağlı

Seçkin çağlı
@Hayvan_severr
Martı olup gelirsen işgal yurduma O muzumda su taşır deniz yaparım sana... Seçkin.Ç Yağmur suyuyla değirmenin dönmeyeceği billiydi zaten.
İçimde birçok anı var. Birçok acı ve birçok ayrılık... Ama işin kötüsü, artık hiçbiri hiç kimseye ait değil sanki. Bazılarını bir yerlerden tanıyacak gibi oluyorum fakat "Bana ait olsaydı, unutmanın eşiğine gelmezdim" deyip devam ediyorum yoluma... "Bunu seviyorum; varlığını hissetmezsem hayatım altüst olur, benden çok şey eksilir" dediğim de hiçbir şey yok. Bomboşum. Yüzler silik, sesler silik. Ve günlerdir bıkmadan, usanmadan aynı şarkıyı dinliyorum. Şebnem Ferah şarkıda, "Her bahar öncesinde kardelene dönüşmeyi, kopmayı koparılmayı anlat... Karanlıkla dans etmeyi, sonra ölmeye yatmayı, kahpe dünyayı anlat" diyor ve ben şarkının sözlerini değil de, boğazını yırtarcasına bağırmasını seviyorum. Her şey, hiç bu kadar hiçbir şey olmamıştı çünkü. Tahammülsüzüm! Önceden olmasını şiddetle istediğim şeylerin şimdi olması da hiçbir şeyi değiştirmeyecek kuşkusuz. Geçti, gitti... Evet, "Hepiniz aynısınız" diyecek kadar yoruldum, yordunuz ve bu cümleyi sizden öğrendim. Çünkü yaşatmayı değil, yaşadıklarınızın bedelini ödeyecek birini aradınız sadece.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Olmak istediği yerde olamayan herkes, biraz acıklı biraz da komik (he amına koyim he trajikomik derler ona, çok biliyonuz!) bir gülümsemeyle dolaşır sokaklarda. Özellikle Ekim’de, özellikle yağmurun yağmak isteyip de yağamadığı zamanlarda, özellikle çok popüler olmayan bir Müslüm Gürses şarkısı mırıldanarak, özellikle mutsuz, ekseriyetle nereye gideceğini bilmeyerek, bilhassa da kendisi dahil hareket eden her şeye, hatta hareketin kendisine küfür ede ede… Yirmilerimin sonunda bırakmıştım kendimle hesaplaşmayı. Allahın ve annemin benim için öngördüğü hayata eyvallah diyerek, ikisinin gölgesine sığınıp kaderime razı olmuş; kitaplarımla, oyuncaklarımla ve iki gecede bir içtiğim bir kaç kırmızı tuborgla kendime yalandan bir mutluluk sığınağı inşaa etmiştim. Kendimi kandırmışım, otuz beş yaşıma bir kaç ay kala (doğum günüm 9 Eylül) Bana iyi gelecek bir tek şey var artık. Benim yüzümü güldürecek bir tek kişi.. Büyük beklentilerim yok, kurduğum en baba hayal bile standart ve ortalama. İçinde rengi çok önemli olmayan panjurlar, ev oturmaları, adı Nar olan bir kız çocuğu ve ille de öpmeden uyumayacağım bir çift çıkık elmacık kemiği olan, bana ait, minik bir dünya. Hepsi bu kadar. Valla hepsi bu kadar, artan bir şey varsa alın aranızda paylaşın… Perec bir kitabında şey diyordu, insan mutluluğu yakalayamaz, insan mutluluğu tarif bile edemez. İnsan sadece nedensizce mutlu olur, nedensizce de mutsuz. Bu ikisini birbirinden ayıran herhangi bir çizgi falan da yoktur. Sadece hayat vardır, içinde her boku barındıran lanet bir hayat, sırası geldikçe de her şey yaşanır. O kadar.. Şimdi diyorum ki ben de Perec ustanın affına sığınarak, sıram gelmedi mi hala?

Seçkin çağlı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·354 syf.·
2024 8. kitabı
İvo Andriç
8/10 · 7,5bin okunma