Bir insan en evvel muhabbetini Allah'a verirse, onun muhabbeti dolayısıyla Allah'ın sevdiği her şeyi sever. Ve mahlûkata taksim ettiği muhabbeti, Allah'a olan muhabbetini tenkìs değil, tezyìd eder.
İkinci kısım ise, en evvel esbabı sever ve muhabbetini Allah'ı sevmeye vesile yapar. Bu kısım muhabbet, topluluğunu muhâfaza edemez, dağılır. Ve bazen de kavî bir esbâba rastgelir. Onun muhabbetini mânâ-yı ismiyle tamamen cezbeder, helâkete sebeb olur. Şâyet Allah'a vâsıl olsa da, vusûlü nâkıs olur...