Kendime karşı, sevdiğim bir arkadaşıma davrandığım gibi daha nazik, coşkulu, kusurlarıma karşı hoşgörülü ve niteliklerimi takdir eder tarzda davranıyorum. Şimdi, zor bir durumu özellikle beni bezdirmek için uydurulmuş bir felaket olarak değil de, öğrendiğim becerileri test edebilme, olumsuz düşüncelerimle mücadele edebilme, güçlerimi tekrar onaylayabilme ve hayatla başedebilmek için yeteneklerime duyduğum güveni tazeleyebilme fırsatı olarak görüyorum.
İyi veya kötü olan yalnız olmak değildir; daha çok, kişinin o durumu nasıl yorumladığıdır. Düşünceler ne kadar da güçlü! Sizi var edebilirler de yıkabilirler de.
Gerçekten uygunsuz veya incitici bir şey yaptığınızda acı çekmeyi hak etmiş mi oluyorsunuz? Yanıtınızın evet olacağını hissediyorsanız kendinize sorun: “Ne kadar süre acı çekmeliyim? Bir gün mü? Bir yıl mı? Tüm yaşamım boyunca mı?”
Motivasyon değil, eylem önce gelir. Hareketi başlatmak için çaba harcamalısınız. Sonra motive olmaya başlayacaksınız ve sular kendiliğinden akmaya başlayacak.