Rasulullah efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “müminin dili kalbinin arkasındadır. Bir şey konuşmak istediği zaman önce onu kalbiyle düşünür. Sonra onu diline döker. Münafığın dili ise kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde onu diline döker, kalbiyle düşünmez.”
Evlenmek, bir aile kurmak, doğmak isteyen bütün çocukları kabullenmek, bu güvenilmez dünyada onları var etmek ve hatta biraz da yol göstermek benim inancıma göre bir insana ulaşabileceği en yüksek noktadır.

Çin’in çeşitli yollarla devşirip kendi hizmetinde kullandığı Uygurlardan bazıları rollerini öylesine benimsiyor ki, Doğu Türkistan’da hakim olan atmosferi anlatırken bir Çinli yetkilinin bile aklına gelmeyecek cümleler kurabiliyor. Onlardan biri olan Ailiti Saliyev‘in 2018’de yaptığı şu açıklama hala akıllarda mesela: “Dünyanın en mutlu müslümanları Şincan’da yaşıyor!”
Bir şeyin yanımıza kâr kalmasından bahsettiğimizde, istediğimizi düşündüğümüz her şeyi elde ettiğimiz için cezalandırılmanın baş döndürücü olasılığından bahsederiz -Sartre buna “özgürlük vertigosu” diyordu