-spoiler içerebilir-
Bir DKAB öğretmeni olarak daha bu mesleğe adaykenden beri -4 senedir- kendimi psikoloji bilimine verdim. Bazen 4 senenizi ve gelecekteki hayat amacınızı kitaptaki tek bir cümle açıklar: “Üstat Leonardo, saray şairi Bellincoli’ye bir ressamın sinirlerin, kasların ve tendonların anatomisini çok iyi bilip kavramasının ne kadar önemli olduğunu anlatıyordu.” (Syf.93)
Hangi davranışın hangi sebepten kaynaklı olduğunu bilmeden günah-sevap kavramlarını tam olarak açıklayabilir miyim?Mindfulness (öz-şefkat) olmadan günahlardan dolayı duyulan suçluluk-kendine duyduğun sevgi dengesini ne kadar sağlıklı kurabilirim ki? Vs. Vs. Hep bu soruları düşündüm ve düşünüyorum.
Uzun sürecek bu alıntıya bu şekilde başlamayı düşündüysem bunun tek bir anlamı vardır: gerçekten insan hayat amacı için, onu sabahları yataktan kaldıracak sebepler için yaşar.
Kitap kısaca şunu anlatıyor: Ressam Leonardo Da vinci, ünlü eseri Son Akşam Yemeği’ni tamamlamak üzeredir fakat bir türlü İsa’nın yanındaki havarilerden İsa’ya ihanet eden kişi olan Yahuda’nın yüzünü nasıl resmedeceğini bulamaz ve Yahuda olmayı hak edecek kadar kötü birisini bulabilmek için çarşı pazar dolaşmaya başlar. Yahuda-İsa ilişkisini Behaim-Niccola aşk ilişkisine muhteşem bağlamış yazar. Kitapta, Havari Yahuda’nın İsa’ya neden ihanet ettiğini Leonardo şöyle açıklar: “Yahuda’nın günahı, kendi sevgisine ihanet edecek kadar kibirli olmasıydı.” Binbir macerayla geçen kitabın sonlarına doğru Leonardo artık aradığı yüzü bulmuştur: Behaim. Behaim de o sıralarda ona bir miktar borcu olan oldukça cimri bir adamın kapısına dayanıp durmakla meşguldür. “Kimseye paramı yedirmem ben!” Diye dolaşır Milano sokaklarında. Sırılsıklam aşk yaşadığı Niccola’nın, bu cimri adamın kızı olduğunu tesadüfen öğrenen Behaim; çözümü tıpkı