Haluk

Haluk
@Hborigins
Araştırmacı-Tarihçi postkitap.com/arnavut-isyanla...
Yüksek Lisans
12 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bilginin sonu nereye varacak ..?
8/10
·126 syf.··
2024 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2024 00:00
Yazar kitabında bilgi ve düşüncenin evrimini işlemektedir. Bunu multidisipliner bir yaklaşım ile yapmaya çalışarak insanlığın toplumsal, bilimsel ve kültürel gelişimini incelemektedir. Yazara göre bilgi bireysel bir çabanın ürünü degildir. Bilginin varlığı toplumsal sürecin gelişmesi ile alakalıdır. İnsan faktörünün bunun üzerine olan etkileri kültür etkileşimleri, toplum ilişkileri ve günlük yaşam pratikleri ile de şekillenir. Bunu. Yanında yazar bilimsel gelişmenin bilgi üzerinde olan etkisini ve tarihsel gelişimini ele alırken Antik Yunan dan başlayarak modern bilimsel devrime kadar uzanan süreci tartışarak bilgiye dair anlayışların zaman içerisinde nasıl farklılaştığı üzerinde durur. Tüm bu gelisimlerin yanında sanatın bilgi ile olan alakasını inceler. Yazara göre sanat bilginin estetik bir biçimde ifa ediliş halidir. Ona göre sanat duygusallik ve kültüre önemli katkı sağlar ve bu durumda toplumun bilgi algısını geliştirir. Bunun yanında teknolojininde gelişmesi bilgiye erişimin kolaylığının artmasına lakin bilginin doğruluğunun manipülasyona uğradığı çıkarımına varır. Tüm bunların ekseninde yazar insanlık için bilginin geleceğini tartışmaktadır. Kısacası eser hem tarihsel bir perspektifte hemde günümüz dünyasında bilginin rolüne yer vermektedir.
Alıntı
En Önemli BilgiErnst Peter Fischer · Runik Kitap · 20217 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Retorik Üzerine
7/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2023 00:00
İslam düşünürü ve kelamcı Abdulkadir Curcani eserinde retorikin kapsamına yönelik bilgiler sunmaktadır. Eserin amacı dilin doğru bir şekilde kullanılması, ifade gücü ve anlam derinliği üzerine yönelimleridir. Eser üç ana bölüme ayrılır bunlar Belâdat yani söyleyiş sanatı, Me'âni yani anlamlar ve Bedi süsleme sanatı olaraktır. Bu üç ana başlık altında Cürcani ifade gücünün nasıl artırılacağına yoğunlaşırken, mecaz kinaye ve anlam inceliklerinin yani Me'âni nin Bedi ile ahenkleştirilerek dilin estetik yönü üzerinde de çıkarımlarda bulunur. Cürcani ye göre belagat sadece edebiyatçı ve şairlerin işi değildir. Aksine doğru düşünme ve etkili iletişim kurma yönünden hayatın içerisinde yer almaktadır. Eser Eser bu konular ekseninde sistematik bir yaklaşım hedeflemiş akabinde derinlikli örnekler vererek dil ve anlam ilişkisi üzerine yoğunlaşmıştır. Bu sebeple Dilin estetik kullanımı, anlamın ötesindeki batın yönleri ve iletişim etkinliği üzerine kıymetli bilgiler sunmaktadır. Edebiyat ve retorik üzerine çalışma yapanların ilgisini çekeceğini düşünüyorum.
Alıntı
Belagatin SırlarıAbdülkâhir el-Cürcânî · Litera Yayıncılık · 20184 okunma
9/10
·112 syf.··
2023 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2023 00:00
Osmanlı dönemi servet-i Fünun edebiyatı şairlerinden Süleyman Nazif'in kaleminden öncelikle Hz. İsa'ya ve ardından Hz. İsa'nın ağzından kendisine yazılmış mektuplaşmayı konu edinen bu eser ; özellikle nazif'in kalemindeki sivri dil ve ağır ithamlardan dolayı dönemince eleştirilmiş fakat mahiyeti açısından önemli kabul edilerek neşri ile birlikte günümüze kadar ulaşabilmiştir. I Dünya savaşı sırasında İstanbul'un işgalinden tutun çeşitli yerlerde gayrimüslimler tarafından gerçekleştirilen işgal politikalarına karşı Nazif, bunun zamanından beri süre gelmiş olan Haçlı zihniyetinin bir ürünü olduğunu düşünerek hissettiği duygu karmaşası neticesinde Hz isa'ya bir mektup yazma kararı almış ve bu mektubunda Hz isa'yı eleştirerek işgale neden olan şeyin onun dini ve onun getirdiği öğreti olduğunu, bu sebeple İsa peygamberin hicap duymasını söyleyerek onu ağır bir şekilde eleştirmiştir. Anlaşılan odur ki Nazif hırs ve öfke ile bu yazdıklarından ötürü daha sonra pişman olmuş ve akabinde Hz İsa ağzından kendine tekrardan bir mektup yazmıştır. Bu mektup bir nevi İsa peygamberin kendini savunması özelliğini taşımaktadır. Eser bu mektuplaşmaları ele alırken yine mektuplar üzerinden ortaya çıkmış konular ve tartışmaları içermekte, ayrıca işgal döneminde Osmanlı aydınlarının tutumlarını edebi bir şekilde nasıl yansıttığını gözler önüne sermektedir. Edebi Bir yazınsal özellik taşıyan eser karşılıklı konuşma havasının barındırarak bir çırpıda okunacak bir özellik taşımaktadır.
Duygu ve Düşünce
Hz. İsa'ya Açık MektupSüleyman Nazif · Büyüyenay Yayınevi · 201631 okunma
Tarihsel Drakula'nın Hikâyesi
10/10
·295 syf.··
2025 3. kitabı
Genellikle fantastik kurgu ögelerinin bir malzemesi olarak karşımıza çıkan Dracula Aslı zatında XV. yüzyılda yaşamış Eflak Voyvodası olan Vlad Tepeş'in ta kendisidir. Ünlü yazar Bram Stockers meşhur romanı Drakula'yı yazarken tarihte cani olarak nam yapmış bu şahsiyetin anlatılarından esinlenmiştir. Bu denli kötü bir nama sahip olması bununla birlikte popüler kültür çevresindeki gelişen fantastik öğeler Vlad Tepeş'i ilgi odağı haline getirmiştir. Vlad'ın yaşamı ile ilgili önemli ayrıntıları konu edinen çalışmalardan birisi olarak bu eseri ele almak mümkündür. Bu çalışma Vladın hikayesini iki yönden ele almaktadır. İlk olarak tarihel süreçte saltanatı ve devletler ile olan ilişkilerinin arka planına değinerek, Vlad'ın neden bir cani olarak anıldığınada belgeler ile açıklık getirmektedir. İkinci kısımda ise Bram Stokers ve anlatılar neticesinde popüler kültürde oluşturduğu Drakula ikonundan söz etmektedir. Kitap akademik bir bakış açısı ile yazılmış, klasik araştırma ve inceleme üslubunu barındırmakla beraber yer yer bunun dışına çıkmaktadır. Özellikle Vlad Tepes ile ilgili merak uyandıran anlatılar sıkıcı bir akademik eser okuyor hissiyatından sizi uzaklaştıracaktır. İlk bölümde Drakula'nın soy bağı ve atalarının geçmişine değinirken, akabinde babasının esir düşmesi ve kendisinin ise Osmanlı devleti'ne bir rehin olarak gönderilmesinden söz edilir. Ayrıca bunun yanında Vlad'ın saltanatı müddetince içerisinde bulunduğu gizli okült bir cemiyetin varlığından da söz edilmektedir. Vladın, Osmanlı'nın bir vasalı olarak saltanat süresince bu cemiyet ile olan ilişkilerini ve Macarlar ile olan ilişkilerini de araştırmacı bakış açısı ile ele alan eser Vlad Tepes Dracula hakkında tarihsel bir portre çizmektedir. Eğer Drakula'nın nasıl bir edebiyat ürünü ve ikon haline geldiğini
Tarih
Drakula ya da Kazıklı VoyvodaRaymond T. Mcnally · Doğan Kitap · 200027 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2025 4. kitabı
Devşirme kökenli bir devlet adamı olan Koçi Bey kısa sürede Enderundan, Has Odacılığa kadar yükselmiş ve memuriyeti zarfında devlet içerisindeki işleyişi iyi bir şekilde tahlil etmiştir. XIX.yy'da devlet içerisinde baş gösteren sorunlar, ocağın bozulması, toprak sorunları ve liyakat sorunu gibi hususların devleti içine soktuğu kötü gidişat, sunduğu risalelerin başlıca konuları olmuştur. Osmanlı Devleti'nin XVI.yy ile başlayıp devam eden ve akabinde devleti sekteye uğratan sorunların yanında buna yönelik çözümleri dönemin bilgi ve birikimi ile aktardığı risaleler, hem dönemin anlaşılması hemde IV.Murad ve I.İbrahim'in saltanlatları hakkında bilgi aktarmaktadır. Risaleler incelendiğinde Koçi Bey'in saray protokolünü en ince tefferuatına kadar bildiği görülmektedir. Buradaki bilgi birikiminin kısa sürede Enderun ve ötesine uzanan memuriyetinden ileri geldiği anlaşılmalıdır. Bu un yanında kendisinin Osmanlı Devletinde bir tımarlı olduğu bilgileri mevcuttur. Risalalerin iki bölümden oluştuğunu söylemek mümkündür. İlk bölüm devlet içinde bir zincirleme olarak etki yarattığını düşündüğü arızalardır. Bunda ilk olarak timar sistemini daha sonra timar arazilerinin tevcih edildiği şahsiyetlerin tutumları ve topraktaki bozulmanın devlete yansımasından söz eder. Bu bağlamda ikinci bir konu olarak ulema ve ilmiye sınıfını ele alarak devlet adamlarının işleyişi nasıl kötüye kullandıklarını vurgular. Bununla birlikte liyakasizlik, keyfiyet gibi sorunlarıda ele alarak devlet erkanı içerisinde kendilerine yer tutmuş bu anlayıştan söz eder. Risaleleri ikinci bölümü ilk bölümde ele aldığı tüm bu sorunlara karşılık çözüm ve tavsiyeleri içermektedir. Osmanlı tarihi XIX.yy ve bu döneme ait devlet işleyişi ile birlikte devletin içinde bulunduğu sorunsal çemberi, Osmanlı'yı çöküşe doğru
Tarih
Koçi Bey RisaleleriKoçi Bey · Kabalcı Yayınları · 200876 okunma