Yazar kitabında bilgi ve düşüncenin evrimini işlemektedir. Bunu multidisipliner bir yaklaşım ile yapmaya çalışarak insanlığın toplumsal, bilimsel ve kültürel gelişimini incelemektedir.
Yazara göre bilgi bireysel bir çabanın ürünü degildir. Bilginin varlığı toplumsal sürecin gelişmesi ile alakalıdır. İnsan faktörünün bunun üzerine olan etkileri kültür etkileşimleri, toplum ilişkileri ve günlük yaşam pratikleri ile de şekillenir.
Bunu. Yanında yazar bilimsel gelişmenin bilgi üzerinde olan etkisini ve tarihsel gelişimini ele alırken Antik Yunan dan başlayarak modern bilimsel devrime kadar uzanan süreci tartışarak bilgiye dair anlayışların zaman içerisinde nasıl farklılaştığı üzerinde durur.
Tüm bu gelisimlerin yanında sanatın bilgi ile olan alakasını inceler. Yazara göre sanat bilginin estetik bir biçimde ifa ediliş halidir. Ona göre sanat duygusallik ve kültüre önemli katkı sağlar ve bu durumda toplumun bilgi algısını geliştirir. Bunun yanında teknolojininde gelişmesi bilgiye erişimin kolaylığının artmasına lakin bilginin doğruluğunun manipülasyona uğradığı çıkarımına varır.
Tüm bunların ekseninde yazar insanlık için bilginin geleceğini tartışmaktadır. Kısacası eser hem tarihsel bir perspektifte hemde günümüz dünyasında bilginin rolüne yer vermektedir.