yalnız bırakma beni bu paragrafın başında
bu boşluğu bir masal doldurmaz
kanalizasyondan fırlar bir cadı,
başını engizisyona çarpar.
ölürüz belki ikimiz de ucuz bir aşk romanının sonunda.
patlamış mısıra benzerdi senin mısraların
ısınır ve patlardı
beyaz çiçekler açardın sonunda
bahar dallarının hatırına beni anla.
küçük bir tırtıl gibi büzüştüm yatağımda
hep böyle uyudum yıllarca
sanırdım,
bir gün doğuracak beni bu yatak
son ve o en büyük sancıyla
sanırdım
tanrı bırakmış beni kocaman parmağıyla
bu yumuşak çiçeğin ortasına
içimde bir kedi durmadan oynardı
parmak kızın dna sarmalıyla
alice’den çalıntı gözyaşlarım
çiğ taneleri olurdu sabahları yastığımda.
ömrüm geçti bir çiçeğe benzemekle
hangi hayat süslendi senin için bu kadar.
su getirdim perilerine küçücük avuçlarımla