İnsanlar taş gibi bana yabancı
Ağaçlar bensiz hüküm giyecek bulvarlarda
Bir tambur bir yalnızlığı anlatıyorsa
O ışıksız pencereden
Ben onu bile duymuyor gibiyim .
Bir ağaç ölüyorsa kapınızın önünde
Ben onu bile duymuyor gibiyim ...
Sabah oluyor yalınayak koşuyoruz yeni bir çağa
Derin asfaltları duyuyoruz
Sıcaklığını duyuyoruz .
Bazan bir serinlik doluyor içimize
Ayaklarımızdan.
Göğü kapatan çatıları yıkıyoruz ellerimizle .
Ve şunu iyi anlıyoruz
En iyisi yürüyerek gidilir yaşamaya ...
Şu yalnızlık çıkmazında önümde niye sen varsın
Niye her şey bir anda kayıyor sen kayıyorsun
Kalbim niçin bu kadar yabancı sen niye yoksun
Bilsen yüklü geceleri içimden atamıyorum
Niye bunları bir anda unutamıyorum ?
Hadi tut elimden gök gibi ölü kadar yalnızım...