“Dahası var. Şeker portakalı fidanını hemen kesmeyecekler. Kestiklerindeyse uzaklarda olacaksın ve hiç hissetmeyeceksin.”
Hıçkırıklara boğularak dizlerine sarıldım.
“Hepsi boşuna, baba…. Hepsi boşuna…”
Tıpkı benimki gibi yaşlarlar sırılsıklam olmuş yüzüne baktım ve bir ölü gibi fısıldadım:
“Kestiler bile baba, bir haftadan fazla oldu, şeker portakalı fidanımı kestiler.”
İnsan zaten hayatı boyunca gizli, fark edilmeyen ama hissedilen bir yanlızlığın içindedir. İnsanlar etrafında kimse kalmadığı için değil, yanındakiler ona yanlızlık taşıdığı için yanlızdır çoğu kez. Belki de yaşadığımız o gizli yalnızlığın bu kadar derin olması o büyük ama boş kalabalıklar yüzünden