Bu şekilde konuşabilmesi, üzerimde bu şekilde hak iddia edebilmesi, böyle bir hâkimiyete sahip olduğunu varsayarak bana dosdoğru, Git kendini mahvet, ben kenarda bekleyeceğim, diyebilmesi beni şaşkına çevirmişti. Bu sözler öylesine arsız ve dolaysızdı ki, bu kadarı da fazlaydı doğrusu. Peki bundan sonra ne gözle bakacaktı bana? Köleliğin, alçalmanın sınırlarını aşmıştı bu kadarı. Böyle bir düşünce insanı kendine getirir. Konuşmamızın bütün saçmalığına ve inanılmazlığına rağmen yüreğim sızlamıştı
Bak dedi birden Arkadiy, kuru bir akağaç yaprağı koptu ve yere düşüyor hareketleri aynı kelebeğin uçuşuna benziyor. Tuhaf değil mi En hüzünlü ve ölü bir şey, en neşeli ve canlı şeye benziyor