Bir zamanlar birbirlerinden ayrılmak ,birbirlerini kaybetmek ihtimalini korkusunu çekmiş olmasalar, belki de birbirleri için ne kadar kıymetli olduklarını hala bilmeyeceklerdi.
Madem ki hiçbir şeyi değiştirmeye iktidarı yoktu, her şeye evvelden çizilen bu yolda yürüyecekti ,o halde aklı başında bir insan, olanları tebessümle seyredip sırasını beklemeliydi.
Bir iliskinin gösterisi ne kadar abartılı yapılıyorsa içi o denli boş demektir. Dış dünyaya idealize edilerek yansıtılan pek çok ilişki, çoğunlukla içerideki boşluk ve anlamsızlığı kamufle etme çabasıdır.
İnsan refahtan başka şeyi de sevemez mi? Belki ızdıraptan da aynı derecede hoşlanıyordur ? Hatta ıstırabın Saadet kadar faydalı olması da mümkündür, insanın sırasında acıyı ihtirasa varan
derecede sevdiği bir gerçektir.