Bu devrin sonuna doğru tıp İmdada yetişerek fakrüdeme (kansızlık) uğrayan kızlar için Bahar mevsimde bir gezinti ve hava alma yolu açmıştı. Solup sararan ,kansızlığa duçar olan kızı, el sürüyerek, başında örtü, her tarafı kapalı , güya muayene eden tatlı su frengi doktor: "Çelik vermek lazım"derdi, "iki türlü Çelik damlası vardır; birisini alınca araba ile her gün 1 saat dolaşmak lazım gelir; öbürünü alınca kıra çıkmalı, her gün bir saat açık havada oturmalı!".........
....... Bu Çelik ilacı yüzünden İstanbul un o zamanki tarihine hayli aşk ve alaka vakası kaydedilmiştir.