Arzu

Gerçek Aşk
"İnsanlar sevilmek için kusurlarını gizleme gereği duyarlar. Ama kimse zaaflarına, zayıf anlarına, hatalarına tanık olmadığı birini gerçekten sevemez."
Duygu/Düşünce
Reklam
Üzgün
Üzgünüm gidenler için Üzgünüm bitenler için Sadece çok üzgünüm Dargın değilim...
Duygu/Düşünce
Aziz devrinde kansız kalan kızların tedavisi
Bu devrin sonuna doğru tıp İmdada yetişerek fakrüdeme (kansızlık) uğrayan kızlar için Bahar mevsimde bir gezinti ve hava alma yolu açmıştı. Solup sararan ,kansızlığa duçar olan kızı, el sürüyerek, başında örtü, her tarafı kapalı , güya muayene eden tatlı su frengi doktor: "Çelik vermek lazım"derdi, "iki türlü Çelik damlası vardır; birisini alınca araba ile her gün 1 saat dolaşmak lazım gelir; öbürünü alınca kıra çıkmalı, her gün bir saat açık havada oturmalı!"......... ....... Bu Çelik ilacı yüzünden İstanbul un o zamanki tarihine hayli aşk ve alaka vakası kaydedilmiştir.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Aziz devrinde aşk ve alaka
Severek sevişerek evlenenlere de hoş bir gözle bakılmazdı ; kadın için "aşiftelik ", erkek için "çapkınlık "damgasıydı. Böyle izdivaçlardan hayır ,uğur o zamanki tabiriyle "yövüm" ve meymenet beklenmezdi. "Sevişip de evlenmişler ! "Sözü bu asırda bir takdir ve gıpta ifade eder ; o zaman tenkit ve ayıplama manasında idi. Erkek, kadını ya kafes arkasında gölgesinden sezer, ya sokakta anasının arkasından, şemsiyesine gizlenerek tıpış tıpış yürürken kalpakçılar başı gezintisinde endamından fark eder yahut da Veliefendi ,çırpıcı çayırlarında dolaşırken benimser aşık olurdu.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Hamit devrinde memuriyet
Memur olmak hiçbir kayda tabi değildir ; nazır istediğini kaç yaşında ve tahsili ne derecede olursa olsun memuriyete koyabilir ; bir şartla ki, yazısı "Hüsnühat "ta ( güzel yazı) uygun ve işlek bulunsun. Devam saati de yoktur ; kaleme şafak vakti gelip güneş batıncaya kadar çalışanlar olduğu gibi bir uğrayıp çıkanlara, hatta ayda bir görünüp gidenlere değer rastlanır.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam