Sert bir mektup olduğunu kabul etmeliyim. Seni esirgemeden yazdım. Hatta önce, seni acılarımın en hafifiyle, kayıplarımın en önemsiziyle tartmanın haksızlık olduğunu ileri sürdüğümü sonra da bunu yaptığımı, üstelik kişiliğini büyük bir özenle didik didik araştırdığımı söyleyebilirsin. Doğrudur. Ama unutma ki kendini tartıya vuran sendin.
Sonra nasıl mutlu olunacağını öğrenmeliyim. Bir zamanlar mutlu olmayı sezgiyle bilirdim, bildiğimi sanırdım. Bir zamanlar yüreğimde hep bahar vardı. Yaradılışın sevince yatkındı. Bir kadeh silme şarap doldurur gibi hayatımı silme zevkle doldurdum. Şimdi hayata yepyeni bir açıdan yaklaşıyorum, çoğu zaman mutluluğu düşünmek bile benim için çok zor.