Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
Belini sarmayalı,
Gözünün içinde durmayalı,
Aklının aydınlığına sorular sormayalı,
Dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Yüz yıldır bekler beni
Bir şehirde bir kadın.
Aynı daldaydık, aynı daldaydık
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
Yol yüz yıllık..
Yüz yıldır alacakaranlıkta
Koşuyorum ardından..
Nazım Hikmet Ran .
Yani öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı
Yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil
Ölmekten korktuğun halde
Ölüme inanmadığın için
Yaşamak yanı ağır bastığından..
Nazım Hikmet Ran