İnsan denen mahlukun en önemli niteliklerinden biri unutmaktı. İyiliği de kötülüğü de, acıyı da mutluluğu da, korkuyu da sevinci de unuturlardı. O yüzden aynı hataları tekrarlarlardı.
Bu hakikati başka hiçbir ölümsüze itiraf etmemiş olmama rağmen, aslında biz tanrıların da insanlar kadar tutarsız, aptal, zayıf, korkak, bencil, ahlaksız, zevk düşkünü olduğumuzun farkındaydım. Evet, aynı zamanda onlar kadar zeki, cesur, güçlü, tutarlı, erdemli ve fedâkardık. Elbette bu utanç verici hakiketi kabul etmek zordu.
Çünkü kimse kendi kusurlarını görmek istemezdi.