Ey Oğul!
İlimsiz amel olamayacağı gibi, amelsiz ilim de deliliğin ta kendisidir. Bugün seni günahlardan uzaklaştırıp itaat ve ibadete yönlendirmeyen ilim, yarın da cehennem ateşinden uzaklaştıramaz.
Ölü tabuta konulup kabre götürülünceye kadar Allah ona kırk soru sorar; ilk sualinde: "Ey kulum! Senelerce insanların baktıkları yüzünü hep yıkadın temizledin; fakat bir saat olsun benim baktığım yeri, kalbini temizlemedin! Halbuki Allah her gün senin kalbine bakar ve der ki: "Benim nimetlerimle kuşatılmış iken başkaları için mi çalışıyorsun? Böyle yaptığında sen, gerçeği duymayan bir sağır olursun!" buyurur.
Ey Oğul!
Dilediğin kadar yaşa, yine de öleceksin. Dilediğin kişiyi sev, yine de ondan ayrılacaksın. Dilediğin kadar çalış, amel et, muhakkak onun karşılığını bulacaksın.
Ey Oğul!
Nice geceler okuduğun ilimleri tekrar etmek, kitaplarını mütalaa etmek için uykusuz kaldın; uykuyu kendine haram ettin. Seni buna sevk edenin ne olduğunu bilmiyorum. Şayet bundan maksadın dünyalık kazanmak, onun metaından bir şeyler koparmak, makam ve mevkilerinden elde etmek, yaşıtların ve akranların arasında üstünlük taslamak ise, vay haline! Yazık sana!