📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tore bana her zaman, bu hale gelmek uğruna neler yaşadıklarını öğrenmeden birini yargılamamamı söylerdi. Hayatta kalmayı başaran insanlar her şekil ve boyutta olurdu ve hepsi travmalarının diğer tarafından umut ve yenilenmiş bir iyimserlikle ışık saçarak çıkamazdı.
Bazıları Elena gibi olurdu, parçalanıp katıksız bir kararlılık ve ruhlarının azmi ile tekrar bir araya gelirlerdi.
Duygusal bir terörist olabilirdim. Kırık parçalarım, kırık cam parçaları gibi silah haline gelebilirdi. Kaltak, savaşçı, hem güçlü hem de kırılmaz biri ve değerli bir arkadaştansa denk bir düşman olmaya alışmıştım.
Ama Dante bana, paha biçilmez gizemli bir sanat eseriymişim gibi bakıyordu ve neredeyse gülümsememin ardındaki hikayeyi öğrenmek istermiş gibi hissediyordum.
"Prensesleri sevmiyorum"
"Tamam," diye kabul ettim. "Ben de onlardan pek hoşlanmıyorum."
Bana şüpheyle baktı. "Külkedisini bile sevmiyorum."
Burnumu kırıştırdım. "Özellikle ondan hoşlanmıyorum."
"Nasıl olur?" diye ısrar etti."
"Prenseslerin her zaman kurtarılmaya ihtiyacı vardır ve ben her zaman kendini kurtaran türden bir kadın olmak istemişimdir. Belki de bu sefer hikayenin sonunda yakışıklı prensini kurtaran kişi bile olabilirim."