Halkın büyük bölümünün eğitimsiz olması devlet eliyle yapılan bir kötülüktür. Bu durum kendi kendini talan etme, yıkıma uğratma ve aşağılamadır. İlkel halkların fakirlik ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmalarının nedeni sahip oldukları toprakların zenginliklerinden faydalanmamalarıdır
En büyük ilkellik; ülkede yaşayan her bir insanın sahip olduğu fiziksel, manevi ve zihinsel yeteneklerden faydalanamamak, bunu istememek ve bu konuda başarısız olmaktır.
Ülkemizdeki cahillerin, tembellerin, nihayet, suçluların sayısını belirlemeye çalışın. Kişiliğin şekillenmeye başladığı çocukluk ve gençlik yıllarında bu insanlar hayatın karanlık ormanlarında yalnız başına bırakılmışlar; halbuki o dönem kendilerine düzgün bir eğitim verilseydi, birçoğu vatanın değerli evlatları olarak yetişecekti.
Milyonlarca insan fiziki,manevi ve zihinsel açıdan çürümeye terk edilmiştir. Kimse de bu çürük kokusunu duymuyor çünkü devamlı soluduğu bu kokuya alışmış herkes. İnsanlar sürekli iç içe yaşadıkları bu duruma alışmışlar, bunun olması gereken ve olağan bir şey olduğunu düşünüyorlar.
Böyle olmak zorunda mı?
Önce bilimsellik, sonra bilim.
Önce sanatsallık, sonra sanat.
Sanatsallık ve bilimsellik, bilgiye ve güzelliğe ulaşma arzusu toprak bir zeminse, bilim ve sanat bu zeminde yeşererek büyüyen ve gelişen çiçeklerdir.