Zeyno

Günden güne “kaybolan”renklerimiz
Renklerin yaş aldıkça kaybolduğunu,eskiden hayatımızın daha renkli olduğunu düşünürüz.Çoğu insan geçmişi,çocukluğunu rengarenk;şu anki halini ise gri,siyah,beyaz ve diğer koyu renklerle gördüğünü-daha doğrusu-hissettiğini söyler.Ama bence durum tam olarak böyle değil.Her bir gün bizim için yeni bir deneyim olur.Her gün farklı bir şey öğreniriz,ufak da olsa bir deneyim bir ders alırız.Ve her deneyim renklerimizi hapsetmeye başlar.Geçici olarak bir hücreye koyar ve onları bekletir.Bu hücre benliğimiz yani kendimizizdir aslında.Her bir deneyimle o ilk saf,masum halimizden bir adım daha uzaklaşırız ve renklerimizi ruhumuzun derinliklerine hapsedip hayatlarımızı griye boyarız.Bulutlar tozpembe değil de gri gözükür,güneş sarı değil beyaz,dağlar yeşil değil kahverengi….Oysa bizim içimizde ne güzel renkler vardır..