Ve yine o insanlar öldüğü zaman her şey, aradan bir perde sıyrılmış gibi düşten gerçeğe dökülür:"Üzerinden örtünü (perdeni) kaldırdık. Bugün gözlerin daha keskindir", ( Kaf,22)
İyi ki bir düşteyiz.
İyi ki ölüm var.
Ben nasılsam, bir hayalsem; nesnelerde öyledir, nesnelerde hayaldir. Ne demek bu? Bıçak kesmez demek bu, iğne batmaz. Şu boğmaz, ateş yakmaz, gülün dikeni yok demek bu.
Tasavvuf, sûretin aşılması ve asıl olana varılması doğrultusunda bir program telkin ve tebliğ etmekte. Çünkü cevher manadadır, sûret arazdır. Mana sabittir, sûret değişken. Sûretin kıymeti işaret ettiği özden kaynaklanır, o kendi başına bir anlam ifade etmez.