Sinek, uçamayınca 'yalnızlığın' ne demek olduğunu anlamıştı. Bu düşünce zihnine yerleşmiş ve bir daha hiç çıkmamıştı. Düşüncesi o kadar büyük ve ağırdı ki, dengesini kaybedip devrildi. Kanatlarından biri kırıldı. Sinek temizlenmek istese de artık bu mümkün değildi.
"Ben yalnız yaşarım," dedi Şahin. "Bir isme ihtiyacım yok." Dikkat çekmemeye özen göstererek ayağındaki yüzüğü gizlemeye çalıştı. Üzerindeki sayı, ismi olmalıydı. Ancak kafasını ne kadar çevirmeye çalışırsa çalışsın, yüzüğün üzerindeki sayıyı bir türlü okuyamıyordu. Sineğe soramazdı. Varsın ismi olmasındı.