Rüku Allah'a saygının ve O'nun büyüklüğünü itiraf etmenin fiili bir şeklidir. İnsan, izzet sahibi değerli bir varlıktır. Başka fani varlıklar karşısında eğilmek, O'na yakışmaz. Allah'ın huzurunda eğilip, kulluğun sadece O'na ait olması gerektiğini bilenler, başkalarının önünde eğilmezler. Bir tek kapıya, yani yalnızca Allah'a kul olmasını bilenler başka kulluklardan; insana, paraya, mevkiye, şöhrete kul olmaktan yakalarını kurtarmış olacaklardır,
Kıyam, Allah'ın huzurunda saygı ve sevgi duyguları içerisinde ayakta duruştur. Rabbi'nin davetine karşı kulun davete icabet ederek ayakta O'nun huzurunda duruşudur. Kişi namaza niyetlenerek ayağa kalktığında kalbi, O'nun âlemlerin Rabbi için ayakta durduğuna şahitlik eder. Allah'a saygı ve sevgi duygusu, kişinin bütün varlığına hakim olur; her şeyi gözetimi altında tutan Allah korkusu ve sevgisi, insanı içine alır.
Kalp huzuru olmaksızın namaz kılan, nefsine uyarak şekli bir namaz kılmış olmaktadır. Aklın müşahedesi olmaksızın namaz kılan, hatalı bir namaz kılmış kişidir. Kalp huşûsu olmaksızın namaz kılan, namazını yanlış kılmış kişidir. İnsanı oluşturan bütün öğelerin boyun eğişi olmaksızın namaz kılan kimse, katı bir kalple namaza yakınlaşan, namaza haksızlık eden bir kişidir. Namazını dört unsura riayet ederek yerine getiren kimse, namaz ibadetine tam bir vefa ile namazını ikame eden kişidir."