Her zaman doğruyu söylemek ve uyarmak konusunda kendini mecbur hisseden, tek başına kalmayı göze alan, bir kurtarıcı olmayı değil de onurlu ve güzel bir hareketin içinde yer almayı tercih eden bir yazar olarak yaşama iradeni minnetle andım.
Ne yaparsan yap ama adalıların rüyalarını çalmaya kalkma. Bir umuda bağlanmak isteyen komşularına bunun yalan olduğunu söyleme, kimseyi gerçekçi olmaya çağırma. Çünkü bunalan insanların, yalan bile olsa bir umuda sığınma ihtiyaçları, gerçeği söyleyenlerden nefret etmesine yol açıyor.
Demek ki korku insana her şeyi yaptırabiliyordu. Kafamdaki iyilik-kötülük düğümü biraz daha dolaşmış, biraz daha karmaşıklaşmıştı. Bu sorunun, benim daha önce sandığım gibi basit cevaplarının olmadığını fark ettim.