Bir gün en sevdiğiniz insanı hiç beklemediginiz bir anda kendi ellerinizle bilinmezlige uğurlarken görüyorsunuz ve o günden sonra bir daha yaşama sevincini hissedemiyorsunuz. Her şeyi geride bırakıyorsunuz çocukluğunuzu, sevinçlerinizi , gülüşlerinizi...
Keşke diyorsunuz babamın hep beni sırtında taşıdığı günlerdeki çocuk olsaydım, ya da her zaman kollarını açarken kucağına koştuğunuz günlere gitmek istiyorsunuz,ama sonra bir de bakıyorsunuz siz o küçük çocuk değilsiniz ve yanıbaşınızdaki babanız değil, acı acı gülümsüyorsunuz sonra, aslında ağlamaklı bir gülüş bu sizde hissediyorsunuz o burukluğu, hayat işte diyorsunuz ve zamanın akışını izliyorsunuz.
Sessizce "hayat işte"diyoruz hep birlikte.
Ve ben hep Babamın gittiği yaşta kaldım...
Giderken son defa öpüşünü ve kapı eşiğinde son defa ellerini salladığın anı hala görüyorum ,hissediyorum ve bazı şeylerin yutkanarak geçmediğini öğreniyorum o gün...
Ali Haydar Can-Dêndar
youtube.com/watch?v=vSzCtyy...