Abdullah Kaya

Kızıyoruz etrafınızdaki insanlara, onların yaptıklarına ve bize yapmış olduklarına. Keşke hiç dünyaya gelmeselerdi diyoruz böyle bir yetki ve hakka sahipmişiz gibi. Kendimizden başka herkesi ötekileştiriyoruz, onların da bizim gibi davranmalarını bekliyoruz. İşte kendimize verdiğimiz en büyük ceza budur belki de. Başkalarından bizim gibi davranmasını bekleyerek aslında kendimize gecikiyoruz. kendimize yaptığımız en büyük haksızlık budur belki de. Peki, hayatta geliş sebebimiz başkalarını kendimizle aynı kılmak mı? Herkesi tek tip insan modeline dönüştürmek mi tüm hayat gayemiz? Eğer değilse bizden farklı olanı, bize hiç benzemeyi nasıl görmeliyiz o zaman? Belki de ona nasıl fayda sağlayabilirim diye düşünmemiz gerekiyordur. Belki de en büyük eksikliğimizdir kendimizi tam görmek ve başkalarının eksikliğini kapatmaya çalışmak.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Hakikat kendini hiçbir zaman, dediğinde ısrarcı olanın kollarına bırakmaz."
"Sonra ne mi oldu? Yendim kendi kendimi, acı çeken beni, külünü dağlara taşıdım ve daha da parlak bir ateş yaktım kendime. İşte o zaman hayalet kaçtı benden."
"Bilgelik şurada gizli: İyi uyumak için uyanık olmak. Yaşamda anlam olmasaydı ve ben anlamsızlığı seçmek zorunda kalsaydım, seçeceğim anlamsızlıkların içinde en iyisi bu olurdu."