Düşünme Hakkını Saklı Tut
" Bilimin ve düşüncenin cinsiyeti yoktur .İnsan , yaratılış olarak cinsiyetlere ayrılır ama söz konusu düşünce olduğunda bu ayrımın bir hükmü yoktur . İnsanlık tarihi boyunca geriye baktığımızda düşünce tarihinde erkek egemenliğinin hakim olması , diğer cinsin bu kategoriye neredeyse hiç girememesi , birinin diğerinden üstün olduğu anlamına gelmez; sadece imkanların bir diğerine daha fazla sunulduğunu , tüm inançların erkek merkezli olduğunu ve yerine göre Tanrı sözü diyerek kadınların gerek düşünce gerekse toplumsal alanlardan soyutlandığını gösterir .
Binlerce yıl boyunca bu böyle devam etti . Bir yanlış binlerce yıl sürdüğünde, en parlak beyinler bile bu düşünceyi doğru sayabilir. Ama bu gün biliyoruz ki ,insan beyni ondan ne istediğimize bağlı olarak çalışır; çalışmasına gerek duymazsanız bir buçuk kiloluk oluşumu taşıyarak sadece hamallık edersiniz ,ama kullanmayı bilen için bu yük kanatlara da dönüşebilir. Burada kadın yada erkek olunması hiç fark etmiyor ,onu nasıl kullandığınız önemli ."
Önsöz
" Bir kadın dünyayı aydınlatmak için ışık oldu ama söndürmek için ellerinden geleni yaptılar ...
Bir kadın insanlara düşünmeyi öğretti
ama o gerçekleri çürütmek için her türlü yalana başvurdular .
Bir kadın insana aklının aynı zamanda onun kanatları olduğunu söyledi ama o kanatları kırmak için seferber oldular ..."