Topluma mâl olmuş insanların bu tarz hareketler ile gündeme gelmesi hoş bir hareket değildir. Her sene en az "çok başarılı" bir sanatçı bu olay ile gündeme geliyor.
Olaylar "tarafsız ve net bir şekilde" TOPLUMA aktarılmıyor, tam tersine haklı-haksız,yalan-yanlış olayların üstü kapatılıyor.Kariyeri bitiriliyor, kişi ve eserleri toplumdan soyutlanıyor, davaların sonuçlanması yıllar alıyor. Gerçekler ortaya çıktığında döngü yeniden başlıyor.
Sanatçı topluma mâl olmuş bir insan iken onu yaralamak bizim için hep daha kolay olmuştur. Bir tweet, bir hikaye, bir ileti hemen yargı, kestik bitti. Sonra "aaa değilmiş" dedik, özür bile dilemedik, yeniden aramıza almadık, dışlandığı yerde bıraktık. Demek istediğim şu ne haklının yanında olabildik, ne haksızın karşısında durabildik.
Tanımadığımız sadece eserleri ile bildiğimiz insanları sadece yargıladık ama dilimizde hep şu kelime oldu "Beni tanımadan yargılıyorsun.".
*Çok sevdiğim ve eserleri ile gurur duyduğum yazarın kendi kendini bitirecek hareketi "Kendi yaptığı açıklamadır.". Toplumun bir kesimi yine de tepkisini almadan olayların akışını izlerken bu kadar kısa ve ucu kapalı cümleler ile açıklama yapması hiç hoş olmadı.
Şimdi eserleriniz sizden bir anı olarak kalacak, hayatıma değen anlamlı ve güzel bir el olarak ama bunun affı olmaz. Sizi affetmiyorum, ama eserlerinizi bu kişisel ilişkimize asla karıştırmıyorum.
Hasan Ali Toptaş yazarımızın olaylarına ithafen