Şimdi bu utanç direğinin üzerinde dünyaya teşhir edilmekteydim. Duygularım söz ile anlatılmaz ama tam içimde kabaran bir dalga soluğumu keser, gırtlağımı düğümlerken öğrencilerden bir kız yerinden kalkarak yanımdan geçti,geçerken de gözlerini kaldırıp bana baktı. Ne garip bir ışık yanıyordu bu gözlerde Sanki ölmek üzere olan bir kölenin önünden bir aziz, bir evliya geçmiş kendi ruh gücünü bu köleye aşılamıştım.
Bu kez yanımdan geçerken gülümsedi bana. Ama ne gülümseyiş! Şimdi bile görür gibi oluyorum. Bilmiyorum ki bu gülümseyiş koca bir ruhun gerçek bir yiğitliğin belirtisiydi.