Hayat bana hiç adil davranmadı.
Hiç kimsenin en iyisi olamadım.
Mutluluk adına verdiğim çabalarımın hezeyanlarına şahit oldum.
Gülerken ağlamanın,
Severken mutsuz olmanın acı yükünü gördüm.
İyi niyetlerimin karşılıksız kaldığını,
Düşüncelerimin önemsiz olduğunu,
Umursanmamanın acı yükünü gördüm.
En kötüsüde tüm bunları bile bile sustum.
Kendi içimi kendi suskunluğum zehirledi..
Koşar adım gittiğim kapılar yüzüme kapandı.
Bazen minnetin yükü ezdi omuzlarımı,
Bazen de kötü bilmesinler diye merhametimi ayaklarımla ezdim.
Sonra bi zaman geldi ve anladım ki,
Ne yaparsan yapayım olmuyor, yaranamıyorum kimseye
İyi olmak sadece kötü yaşamaya sebep
Bunu çok geç anladım…
Anladığım zaman vakit geçmiş, ömür gitmiş ve ben ise çoktan bitmişim.
Oturduğum kuytu köşeler bana mezar olmuş çoktan.
Düşüncelerim hedefinden sapmış kör mermi gibi. Başımı hangi duvara koydam beynime balyoz darbeleri iniyor sanki.
Yalnızlığın en asil halini yaşıyor ruhu ölü bitap bedenim.
Kaç kadeh daha kırmalıyım avuçlarımda
Gözlerime mil çekmeliyim ve gitmeliyim yaşam denen bu uykudan.
Zamanla yarışmalıyım, zaman akmalı, zaman durmalı.
Ölmeliyim, çöktüğüm yerden umuda el uzatmadan ölmeliyim.
Kendimi affetmeden, af dilemeden insanlıktan
Omuzlarına bir vebal yükleyip noktalamalıyım kesik kesik nefeslerimi,
Gitmeliyim…
İLYAS GÜLTEKİN