Doğamızda olan genetik materyal örüntü kurmak mecburiyetindedir. Herkesin örüntüsü kendi öznelliğinde bu basınç altında kimlik ve kişilik dediğimiz yapıyı inşa eder.
"Erkek tarafında kıskançlığın işlevi, cinsel sadakatsizlik üzerine kurulmuş gibi. Kadın tarafında ise duygusal sadakatsizlik, cinsel sadakatsizliğe göre daha kabul edilemez bir davranış."
Bizim genellikle en güçlünün hayatta kaldığı, en iyinin seçilip zamanla sırrım gibi olduğu ve diğerlerinin ölüp gittiği, güçsüzlüklerden arındırıcı bir evrimsel süreç zannımız vardır. Bu doğru olsaydı önce ölümün silinmesi gerekirdi, ölümün seçilimle ortadan kaldırılması söz konusu olurdu. Zira ölüm bir zayıflıktır. Biraz üzeride düşündüğümüzde ise ölümün aslında canlılığın ne kadar önemli bit müttefiki olduğunu fark ederiz. Ölümün olduğu bir düzende, canlıların üremesiyle ortam şartlarının değişmesi sonucunda yeni yeni üretilen çeşitlerin, "hayat" denen fikri sürdürebilme şansları daha fazlalaşır.