Bugün Türk dünyasının farklı coğrafyalarında görülen müşterek mitolojik unsurların kökenini anlamak isteyenler için güzel bir eser. Özellikle Umay, hayat ağacı, ana-tanrıça ve kutsal koruyucu tipleri üzerine çalışan araştırmacıların dikkatle okuması gereken kaynaklardan biri fikrimce…
Cümbezin Kızı, Kıbrıs Türklerinin İngiliz yönetimi altında sürdürdükleri hayatı, kültürel dirençlerini ve toplumsal mücadelelerini merkezine alan dikkat çekici bir roman…Eser, kadınların yaşadığı zorlukları ve bu zorluklar karşısında gösterdikleri direnci güçlü bir anlatımla ortaya koymuş. Aynı zamanda metinde yer alan deyimler, özdeyişler, kişi ve yer adları, Kıbrıs ağzına özgü ifadeler ve yazara özgü söyleyiş biçimleri, eseri söz varlığı bakımından da incelenmeye değer kılıyor.. Kolay ve keyifli okunuyor tavsiye ediyorum.
Cümbezin KızıÜlkü Demiray · Bilge Kültür Sanat · 20241,960 okunma
Alanla ilgili bir doktora tezinin bir alt başlığını baştan sona yazmaya yetecek kadar atıf içeriyor müthiş bir emek müthiş bir çalışma…
Tavsiye ediyorum.
Öncelikle kitabı çok beğendiğimi söylemek isterim fakat yazar kitabın hedef kitlesini lise çağlarındaki gençler olarak gösterse de günümüzde söz konusu hedef kitle içinden bu dili anlayacak çok az sayıda gencimiz vardır diye düşünüyorum. Dili ağırdı ama ben keyifle okudum istifade de ettim, hedef kitlenin daha kolay anlayabileceği şekilde sade bir dille ifade edilseydi içerik, kitabın amacına ulaşacağından da şüphem yoktu… Tavsiye ediyorum.
Postmodern Bir Tasavvuf Masalı
Eser, Kemal Abdulla’nın, Türkçeye kazandırılan ikinci romanı. Yazarın ilk romanı Eksik El Yazması Azerbaycan’da yayımlandığı andan itibaren büyük yankı uyandırmış, edebiyat çevrelerinde yoğun tartışmalara neden olmuştu. Büyücüler Deresi bu edebî çizginin daha da ötesine geçmiş şekilde karşımıza çıkıyor.
SPOİLER İÇEREBİLİR!!!
Roman, Ortaçağ İslam dünyasının gizemli atmosferinde şekillenen trajik bir anlatıyı merkezine alıyor. Eserde, tasavvufi düşünce, büyü, kader ve kötülük kavramları postmodern anlatım teknikleriyle iç içe geçirilmiş hâlde karşımıza çıkıyor. Abdulla, okuru tanıdık bir tarihi zeminde semboller dünyasında ilerletiyor.
Hikâye, ünlü mutasavvıf Hallâc-ı Mansur’un idamından sonra, onun müridlerinden birinin sığındığı çöldeki gizemli Büyücüler Deresi’nde başlar. Bu dere dünyevî olan ile ilahi olan arasındaki geçiş noktasıdır. Şah’ın kervancıbaşısının, babasının ölümünün ardındaki gerçeği öğrenmek için bir büyücüyle anlaşması, olayları geri dönülmez bir olaylar zincirine doğru sürükler. Roman boyunca tasavvufi arayış ile dünyevi ihtiraslar, aşk ile kin, inanç ile şiddet sürekli çatışma hâlindedir. Büyücüler Deresi, sembolik okumaya açık bir metin, yazarın anlatımı, yoğun ve katmanlı, okurken biraz dikkat istediğini söyleyebilirim. Türkçe çevirisi Arif Hacaloğlu tarafından yapılan eser, bu zorlu üslubu büyük ölçüde başarıyla yansıtmış. Önce Eksik El Yazması’nı sonra Büyücüler Deresi’ni okumanızı tavsiye ederim.
Büyücüler DeresiKemal Abdulla · Avrupa Yakası Yayınları · 201017 okunma