Hüseyin B

Hüseyin B
@Hictevar
Kitap okumayan üye. Hedef, ölmeden limitsiz...
Kültürel açıdan, feodaliteden endüstriyel topluma geçiş aşamasında "iki arada bir derede kalmış gözüken" bu nüfus, "arabesk kültür" denilen, akıldan çok duyguya, kentten çok kasabaya, endüstriyel değerlerden çok fırsatçılığa dayalı olan ve kendine özgü olan bir kültür geliştirmiştir.
Reklam
Bir defa ayak parmağımı, bir defa da sol el başparmağımı kırdım. Kırıldı demiyorum bakın. Serap'ı görme arzusu dayanılmaz hale geldiğinde kırıyordum parmağı. Bir defa da isimsiz mektup yazdım aşkıma. Tek cümlelik: "Hiçbir hayal seni kurmaya yetmiyor." Cevap da tek cümle geldi: “Yokluğunun gürültüsünden sağır olacağım.” Ayak parmağımı o zaman kırdım zaten.
Ev tek katlı, pencere yere yakın. Sıçrasam dudaklarim dudaklarına yetişir. Newton yerçekimini bulmamış olsa öpüşebiliriz azıcık.
"Ey Dicle! Mezopotamya'nın nazlı gelini! Binlerce yıldır can alan, can veren, susuzlara derman, arsızlara ferman olan Dicle! Benim de hawarımı duy, yüreğimdeki yangını söndür..." Bu esnada Süphan arkamdan seslendi, “Kudret," dedi. Sesi bana teselli vermek ister gibi, acır gibiydi. Başımı çevirmeden mağrur bir edayla “Ne var?" dedim. "Oğlum, inek bokuna basmışsın, gelirken ayağını yıka," dedi.
- Bazen gerçeği görür, kabullenmek istemeyiz. Bazen tutunabilmek için gerçeği ararız. Bazen de yaşanan her olayda tek gerçek varmış gibi düşünürüz. Oysa gerçek herkese göre farklıdır. Olayları kendimize göre eğip bükerek öznel gerçeğimizi yaratmada üstümüze yoktur. Sonra da kendi yarattığımız gerçeklerin peşinden koşarız, ya da kaçarız gerçeklerimizden. Gerçek dediğin tam olarak nedir?
Reklam