Ne diyordu shelley: "Ben Yahudi'yi Siyonist'ten ayırabiliyorum tatlı çocuk. Sıkıntı o değil. Seni herhangi bir Siyonist'ten ayıramıyorum. Mesele orda."
1983 yılında, tüm sanıklara "pişmanız deyin, sizi hapse atmayalım" teklifinin getirildiği ünlü Saraybosna davasında hüküm giymeyi göze alarak şöyle haykırıyor mahkemeye: " Ben bir Müslümanım ve öyle kalacağım. Kendimi dünyadaki İslam davasının bir neferi olarak telakki ediyorum ve son gününe kadar da böyle hissedeceğim. Çünkü İslam, benim için güzel ve asil olan herşeyin diğer adı; dünyadaki müslüman halklar için daha iyi bir gelecek vaadinin ya da umudunun, onlar için onurlu ve özgür bir hayatın, kısaca benim inancıma göre uğrunda yaşamaya değer olan her şeyin adıdır."
Saraybosna'ya topların yoğun olarak düştüğü bir gün, bir kadının "başkanım, her yere toplar düşüyor ve siz yürüyorsunuz" deyişine Aliya'nın "bu üzerine çok düşünülmüş, uzunca bir yürüyüştür" deyişini hatırdan hiç çıkarmamak gerek.