"Sayın Nida Azur, kendi özgür iradenizle, hiç kimsenin etkisi ve baskısı altında kalmadan Mustafa Alp Levendoğlu ile evlenmeyi kabul ediyor musunuz?"
Hiç düşünmeden mikrofona yaklaştım. "Evet."
"Önce bir hastalık gibi girdin kalbime, sonra bir kanser gibi yayıldın bedenime.Önünü arkanı toplayamadım bu hissin, giderek büyüdü ve büyümeye devam ediyor... İşin garibi ne biliyor musun? Bunun bir tedavisi yok. Olmasın da zaten, ben seni deli bir hastalık bildim ve sana yakalandım."
"Fena yakalandım hem de. Öyle böyle değil."