Sebeplerin bilgisine sahip olmak, insanın içinde dönüştürücü bir kudrete sahip olduğunun farkına varmasını sağlar. Böylece yaşam sadece sonuçlarına maruz kaldığımız olaylar zinciri olmaktan çıkar; sebeplere etki etmemizi dolayısıyla sonuçlarına sahip çıkmamızı gerektiren bir ahlakî karakter alır.
İkbal,gerçek kişiliğin bir 'şey' değil,sürekli hareket eden, etkide bulunan, etkileyen, irade eden, bir amaca yönelen bir faaliyet, bir 'eylem' olduğunu; 'benlik' denen olgunun bir gelişme ve açılma durumunu tanımladığını, bunun da benliği sürekli gerilim içinde tuttuğunu söylerken bu insan gerçekliğine işaret etmektedir
Kur'an, düşünen bir avuç insan hariç, insanlığı bütünüyle böyle bir hüsranın kurbanı olarak tanımlar.
Hüsran, insana hayat veren değerlerin, onu yokluğa sürükleyen karşıtlarına dönüşmesi, onu hayata bağlayan bütün bağların hasar alması demektir.