Hilal

alıştım, istemiyorum
“… Ne çıkar sanki sardıysam sizi kollarımla Unutmak, belki de unutmak olsun diye mi Onu da tatmak gibi Oysa ne bir evim oldu, ne de bir yerim var şimdi gidecek Ama gitmenin saati geldi Kirli bir gömleği çıkarıp asmak Yıkayıp kurutmak ister ellerimi Su içmek, saati kurmak ve sebepsiz dolaşmak biraz da Açınca camları - diyelim camları açtık ya sonra? - Sonrası şu: ben bir camı, bir perdeyi açmış adam değilim Bilirim ama çok bilirim kapadığımı Öyle iş olsun diye mi, hayır Bilirim içerde kendimi bulacağımı Dışarda görüldüysem inattan başka değil Evet, çünkü bu karanlık işime en geleni Kendimi saklıyorum ya, bir yığın ölüden gelen kendimi Oramı buramı dürtüyorum, bunu sahiden yapıyorum Ve açıyorum bütün muslukları Diyorum sular mı böyle, sular mı olmalı Ne geldiği, ne de gittiği yer belli Olmuyor, gene kendimi düşünüyorum Alıştım istemiyorum.” Edip Cansever 🌹
Şiir
Reklam
Budapeşte köprüsünün üstünde Bir çingene falıma baktı Dedi üç günde öleceksin Ben üç bin yıldır seni arıyorum Ümit Yaşar Oğuzcan 🌹
Şiir
Ellerinize ve Yalana Dair
söz yalan söylüyorsa renk yalan söylüyorsa ses yalan söylüyorsa ellerinizden geçinen ve ellerinizden başka her şey herkes yalan söylüyorsa elleriniz balçık gibi itaatlı elleriniz karanlık gibi kör elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun elleriniz isyan etmesin diyedir Ve zaten bu kadar az misafir kaldığımız bu ölümlü, bu yaşanası dünyada bu bezirgan saltanatı, bu zulüm bitmesin diyedir. Nazım Hikmet 🌹
Şiir
An Gelir
şarabın gazabından kork çünkü fena kırmızıdır Attilâ İlhan 🌹
Şiir
Sen ey kendiyle yetinen; Artık suyumuz bulanık Bir güneş bile olsa sonunda Yolumuz kırık, önümüz karanlık Ve ağır tuğrası alnımızda Padişah yalnızlığın Ama yine de umudumuz kalabalık Metin Altıok 🌹
Şiir
Reklam