Bir hayatım daha olsa, korkmadan dokunmak için yaşardım onu. Bir keklik beslerdim ellerimle, varsın uçsun sonunda. Bir çiçek büyütürdüm, varsın solsun sonunda. Bir omuz ısıtırdım, varsın gitsin sonunda. Dokunurdum. Ben eriyene dek, o eriyene dek, biz hiçleşip karışıncaya dek bu derin boşluğa, dokunurdum. Ama yok bir hayatım daha. Bir hayat daha yok. Yok!
Ama senin böyle kazanma meraklısı olduğunu düşünmemiştim hiç."
"Değilim. Kaybetmeyi sevmiyorum sadece."
"Kimsenin kazanmadığı ve kimsenin kaybetmediği oyunlar da var hayatta. Belki de onlardan oynamak lazımdır" deyip göz kırptı.