Hilal Ö.

Hilal Ö.
Kökü bir ülkede dalları bir ülkede olan ağacın sınırı umursamaz tavrıyla umursamıyorum...(N.Bekiroğlu)
Tibetliler tarafından sık sık kullanılan bir benzetme, kuyruğundaki tüylerin daha canlı ve parlak olması için zehir yiyen tavus kuşudur.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Reklam
Durakladığımızda, bir boşluk oluşmasına izi verdiğimizde ve derin derin nefes aldığımızda bir ferahlama yaşarız. Birden yavaşlar, dışarı bakar ve dünyayı görürüz. Bu his, kısa bir an kasırganın ortasında ya da dönen bir tekerleğin sabit bir noktasında durmak gibidir. Ruh halimiz sıkıntılı ya da neşeli olabilir. Gördüklerimiz ve duyduklarımız karmaşık gelebilir; veya karşımızdaki manzara okyanus,dağlar ya da masmavi, berrak bir gökyüzünde uçan kuşlar olabilir. Her halükarda, bir an için zihnimiz durgunlaşır ve deneyimlediğimiz şey yüzünden ne bir şey kapılırız ne de bir şeyden uzaklaştırılırız.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Huzursuzluğumuzun kaynağı, erişilmesi mümkün olmayan sabit bir kesinliğe, emniyete ve tutunacak somut bir şeye dair bir istek duymamızdır.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Kendi enerjimizle evrenin enerjisi daima birlikte Akış halindedir ama bu öngörülmezlik durumuna karşı pek tahammülümüz yoktur; kendimizi ve dünyayı her zaman yepyeni, heyecan verici ve pürüzsüz bir durum olarak görme becerimiz de çok düşüktür.
Sayfa 38·Kitabı okudu