Durakladığımızda, bir boşluk oluşmasına izi verdiğimizde ve derin derin nefes aldığımızda bir ferahlama yaşarız. Birden yavaşlar, dışarı bakar ve dünyayı görürüz. Bu his, kısa bir an kasırganın ortasında ya da dönen bir tekerleğin sabit bir noktasında durmak gibidir. Ruh halimiz sıkıntılı ya da neşeli olabilir. Gördüklerimiz ve duyduklarımız karmaşık gelebilir; veya karşımızdaki manzara okyanus,dağlar ya da masmavi, berrak bir gökyüzünde uçan kuşlar olabilir. Her halükarda, bir an için zihnimiz durgunlaşır ve deneyimlediğimiz şey yüzünden ne bir şey kapılırız ne de bir şeyden uzaklaştırılırız.
Kendi enerjimizle evrenin enerjisi daima birlikte Akış halindedir ama bu öngörülmezlik durumuna karşı pek tahammülümüz yoktur; kendimizi ve dünyayı her zaman yepyeni, heyecan verici ve pürüzsüz bir durum olarak görme becerimiz de çok düşüktür.