Şefkate duyduğum açlık beni Pema Chödrön ne yazdıysa okuma arzusuyla doldurdu. Bunun en önemli nedeni de şu: İster manastırda kadim öğretinin , öğretmenlerin kucağında yaşayın ister şehirde karmaşanın kucağında; zihnin iş görme biçimi, çektiğimiz acı ortak.
Kitapta önerilen pratikler adeta modern zamanlar için düşünülmüş. Kolay uygulanabilecek, günlük hayata monte edilmesi rahat nefes çalışmaları.
Kendime içeriden saldırdığımda, denedim ve işe yaradığını gördüm. Üstelik sadece kendim için yapmamış oldum, hep aynı acıyı çeken başkalarını da verdiğim nefeslere ortak ettim. Sanırım pratiği şefkatli yapan, içimi ışıklandıran da bu kısım.
Kalbim genişledikçe zihnim rahatlıyor.
Kitaptan alıntılar :
“Kendimizi kabullenmeye ve öncelikli olarak başkalarının iyiliği için çalışmaya dair karşılaştığımız direnç başlangıçta bizi şaşırtacak kadar güçlüdür.”
“Yıllar boyunca düzenli olarak egzersiz masaj ve yogayla büyük bir sadakatte peşpeşe takip ettikleri tek bir beslenme veya vitamin programı ile günlerini geçiren pek çok insan tanıyorum. Sonra başlarına tatsız bir şey gelir ve onca yıl korudukları güce ve iyiliğe denk değillermiş gibi hissederler. Kendimize özen göstermemiz sadece bizimle ilgili ise, her şey ters gittiğinde ihtiyaç duyacağımız o sağlam şefkat ve güvene asla erişemeyiz.”
“Doğal içtenlik; sevme empati duyma ve mizah anlayışına sahip olma yeteneğidir.”
“ Duraklar ve yaptığınız her neyse bunda bir boşluk açılmasını sağlayabilirsiniz. Hayatın tam ortasında kendi kendinizle pek çok içsel tartışma haline gireceğiniz hoş bir yakalanma deneyimi olarak sadece durun.”
“ Saldırganlığa ve bağımlılığa karşı kendi kişisel iştahımızı Dizginlersek, bunun bütün gezegene faydası olur.”
“Dünyadaki bütün varlıklar da benim gibi güvensizlik ve acı hissediyorsa, neden sadece
Yazar, budist bir öğreti olan shenpa'yı merkeze koyarak; nasıl değişime kucak açabileceğimiz, yıkıcı alışkanlıklarımızdan nasıl kurtulabileceğimiz konusunda farkındalık kazandırmayı amaçlamış.
Shenpa, bir şeye kapılmanın ve saplanıp kalmanın yarattığı histir. O sigarayı içme, fazla yemek yeme, bir içki daha içme, gaddarca bir şey yapma veya bir yalan söyleme dürtüsüdür. Günlük deneyimlerimizde ise şöyle ortaya çıkar: Birisi size sert sözler söyler ve içinizde bir şey gerilir. Bir anda buna kapılırsınız. İçinizdeki gerilim hızla o kişiyi suçlamaya veya kendinizi kötülemeye dönüşür. Söylenen şey sizi etkiler ve tetikler. En temel shenpa egonun kendisidir.Shenpa sözsüzdür ama düşünceleri ve duyguları büyük bir hızla ortaya çıkarır.
Shenpa'nın ne olduğunu anladığımızda ona da şefkatli yaklaşabiliriz. Çünkü herkeste vardır. Herkeste her an ortaya çıkabilir.Bununla başa çıkabilmek için yapılacak şeylerden bir tanesi anda kalma pratiğidir. Duraklamak, dikkat kesilmek ve 3 derin nefes almak. Bir başka yol ise sadece bir süre öylece oturmak ve sadece odadaki sesleri dinlemektir. Sadece dikkatini vererek dinlemek.. Duyduğumuz sesler iyi ya da kötü değildir.Sadece sestir. Bu pratiğe alıştıkça saplanıp kaldığımız duygulara da anlam yüklemeyi bırakırız. Onlar için olumsuz bir anlam beslemeyiz, olumlu bir anlam da beslemeyiz.Onlar sadece duygudur.İyi ya da kötü değil.
Teoride çok kolay gibi görünse de pratikte yoganın temel öğretilerini bilmeyen bir kişi için bunları uygulamak zordur. Kitabın özünde söylenen her şey aynıdır aslında. O boşluğa izin vermek.. Ancak bölümler arası kopukluklar hatta cümleler arası kopukluklar zaten yoganın temel öğretilerini bilmeyenler için zor olabilecek bu uygulamaları anlamalarını da zorlaştırmaktadır. Ama sanırım bunun
Onun için uykumdan taviz verdiğim ve buna değen bir kitaptı.İnceleme olarak kitabın arkasındaki yazıyı eklemek istiyorum çünkü kitabı çok iyi özetlemiş.
İşte o yazı:"Geçmişimdeki acıları ve sıkıntıları neden yok edemiyorum?" "Gelecek bana neler getirecek?" Bu sorular zihninizi meşgul ediyor, şimdinin mucizevi gücünü yaşamanıza engel oluyor ve sizi zorluklarla, güvensizliklerle karşı karşıya mı bırakıyor?
Pema Chödrön bu kitapta Budist bir öğreti olan shenpa'dan yola çıkarak zihnin belli alışkanlıklarının kişiyi nasıl 'yakaladığını've kızgınlık, suçluluk, nefret ve bağımlılık gibi duygulara yönelttiğini açıklıyor. Chödrön davranışlarımıza, tepkilerimize ve düşüncelerimize takılı bir 'kanca' olduğunu, bu kanca orada kaldığı müddetçe kalıplarımızın değişmediğini ve aynı öykünün tekrar tekrar yaşandığını vurgulayarak bunu tersine çevirmek için kalbi her saniyedeki sonsuz olasılıklara açmanın önemini anlatıyor.
Yaşamınızdaki sonsuz şimdiye ve değişime kucak açarak yıkıcı alışkanlıklardan kurtulmak, yepyeni bir özgürlük ve mutluluk hissi deneyimlemek sizin elinizde.
Pema Chödrön Teşekkürler♡
Ruhani tarafınıza hitap edebilecek bir kitap. Yoga felsefesine aşinaysanız aldığınız doyum artacaktır. Daha iyi bir çeviri olmasını dilerdim. İçeriğin hakkını verememişler gibi.
Pema Chödrön’ün Sıçrayış adlı kitabı, insanın belirsizlik, korku ve acı karşısındaki kaçma eğilimini sorgulayan sakin ve içten bir metindir. Yazar, yaşamda gerçek dönüşümün güvenli alanlardan uzaklaşıp bilinmeyene cesaretle adım atmakla mümkün olduğunu vurgular ve bu süreci “sıçrayış” metaforuyla açıklar. Budist öğretilerden beslenen kitap, ağır bir dil kullanmadan okuru kendi duygularıyla temas etmeye, kontrol etme isteğini bırakmaya ve yaşanan zorlukları birer öğrenme alanı olarak görmeye davet eder. Bu yönüyle Sıçrayış, huzuru dış koşullarda değil, belirsizlikle kurulan bilinçli ilişkide arayan yalın ve düşündürücü bir eser olarak öne çıkar.
Elinize aldığınız an bitirmeden bırakamayacağınız, yalın ama oldukça etkili bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.
Kitap,
- insanlığın iyiliğe ve güzelliğe yatırım yaparsa,
- an şu an bitti, fakat bunu o an neyse o neyse yaşayan yaşa tarafından,
- an da kalamayışımız
- doğal akıştan çıkmış oluşumuz
- kısır döngüde çıkamayışımız
- içimizde her şey mevcut
- asıl mesele olanı olduğu gibi kabul et
- saf, arı olmak hali
- zıtlığın varlığı bu kadar
- tanımadığın kişiye dahi güzel sevgi dolu bakmak
İnce bir kitap 1 günde biter
Huzursuzluğumuzun ana sebebi, ulaşılması mümkün olmayan sabit bir kesinliğe ve tutunacak somut şeylere dair bir istek duymamızdır. Doğru işi, doğru eşi ya da hayatımızdaki herhangi bir “doğru” şeyi bulduğumuzda, hayatımızın sorunsuz ilerleyeceğine inanırız. Beklenmedik ya da hoşumuza gitmeyen bir durumla karşılaştığımızda, genellikle işlerin ters gittiğini düşünürüz. Hayat bize adaletsizmiş gibi görünür; belki de çok şanssızız(!)
Kitaba göre işte bu noktada, Shenpa devreye girer. Tibet Budizminde kullanılan bu terim bağımlılık ya da alışkanlık eğilimi anlamına gelir. Hoş olmayan bir duruma ya da düşünceye karşı içsel bir tepki olarak kendini gösteren, bizi sıkışmış hissettiren ve bu tepkiye bağlı olarak otomatik davranışlar sergilememize neden olan “tutunma” hissidir.
Bu hisse kapılmadan, onunla bağ kurmadan ve ona teslim olmadan anda kalmak önemlidir. Çünkü hayatın nasıl şekilleneceğini asla bilemeyiz. Her şey daha iyiye de gidebilir, daha kötüye de. Hayalini kurduğumuz eve taşınabiliriz ya da evimiz bir felaketle kül olabilir. Bize büyük bir miras kalabilir ya da tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanabiliriz. Hayatın bu belirsiz doğası içinde, her an, içinde bulunduğumuz durumu kabul etmek ve anda kalmak için bir fırsattır. Sıçrayışlar için birer araç..
Hissettiğiniz acı ve korkuyla yüzleşin. Ona yaklaşın, odaklanın, ve merakla bakın. Duygularınızı etiketlemeye, onları “iyi” ya da “kötü” diye sınıflandırmaya çalışmayın. Bunun ötesini görmeye çalışın ve gördüklerinizi olduğu gibi kabul edin. Anda kalmak, şimdiki koşulların ötesinde bir farkındalık geliştirmek ve tüm bu belirsizlik içinde sakin bir denge bulmak demektir.
Ünlü Budist öğretmeni Pema Chödrön'ün "Sıcrayış" kitabı, zihinsel ve duygusal zorluklarla başa çıkmak için rehberlik sunan bir eserdir. Kitap, hayatın zorluklarıyla yüzleşirken iç huzuru bulmayı, içsel gücü keşfetmeyi ve değişime uyum sağlamayı öğretiyor. Pema Chödrön, Budist öğretileri modern yaşamın zorluklarına uygulayarak okuyuculara ilham veriyor. Kitap, ruhsal gelişim, stres yönetimi ve içsel huzur arayışıyla ilgilenenler için değerli bir kaynak olabilir.
Kitaptan çıkarılabilecek en net mesaj; herhangi bir olay yaşadığınızda anda kalıp duraklayarak kendinizi dinlemeniz. Hissettiklerini iyi kötü diye etiketlemeden düşüncelerin akıp gitmesine izin vermektir. İnsan olarak yaptığımız en büyük hatanın bir şeyleri etiketlemek olduğunu vurguluyor yazarımız.
Budist öğretisi shenpa’nın öğretileri aktarılmış. Abartılacak, başucu kitabı yapılacak bir kitap olduğu yorumlarına katılmıyorum. Ama güzel öneriler, dikkat çekici uyarılar da yok değil. Tablet şeklinde öneriler düşüncesiyle destek görebilir. Okunur mı? Okunabilir, ama koştur koştur al oku durumu da yok diye düşünüyorum.
Meditasyon ve Buddha öğretileri konusunda yüzeysel anlamda bilgi sahibi olmak açısından güzel ve keyifli bir kitap. Kendi açımdan dilini akıcı bulsam da yer yer tekrarlanan noktalar sonlara doğru kopmalar yaşamama sebep oldu. Yine de doğanın kıyısında belki bir deniz kenarında tadımlık okunabilir.