1000Kitap Logosu

Başlangıç

Annem ...! Bir Gülüşüne Güneşi Kurban Ederim ey ölüm…! sendin bildim… öptüğüm ey ölüm…! sendin bildim… boğazımdaki kördüğüm ah ölüm…! su dinginliğinde akıp giderken hayat ana kokulu yerinden kırıldı yürek…yaprağı tutuştu gülün kanat çırpıp uçamadı kınalı güvercin… gül yanığı yüreği sıkıştı…toprağa düştü bugün . Annem…! canımın yarısı, göğümün güneşi…ömrümün sımsıcak umudu hüzün yüklü gün görmemiş gözlerini…ebediyete yumdu bugün Annem…! ne zaman üşüsem… ipek şal gibi sımsıcak sarıp-sarmalardı ne zaman umutsuzluğa düşsem… bahar coşkusu gibi bitiveren… dört mevsim yediveren mor çiçekli bir daldı . Annem…! kirpikleri yağmur, gözleri deniz, saçları orman sesi gönlüme gıda, her kelâmı dua, nefesi derdime derman dağlarca seven…rengârenk masum düşleri olan… kar beyazı mukaddes bir gül-dü şimdi…yakama iliştirdiğim… siyah-beyaz bir fotoğraftan bakıyor ufka asmış gözlerini sararmış yaprak gibi düştü toprağın kucağına…öldü Annem…! nefesinde şifa bulduğum ıhlamur kokulu şelâle saçlarından yıldız derip… karanlıklarımda ışığına tutunduğum ay yüzlüm, mabedim senin bir gülüşüne güneşi kurban ederim Annem…! o ferahfeza gözlerindeki ışıl ışıl nur sönmüş gülüşünü yitirmiş o doyumsuz suz-i dilara yüzün… segâh-ı ağır semai’ye dönmüş kelebek kanadı ellerin sanki buz saçağı sarkıt... mübarek zemzemle kutsasam da yıllarca avuçlarımda saklasam da çözülmez…kaskatı donmuş Annem…! hiçbir yokluk seninkiyle boy ölçüşemiyor daha şimdiden ne çok yoksun… bir bilsen…ne çok yoksun sen . bir beton sancı yükselir kan gülleri açan göğsümden şefkat yumağı kucağın nerde...? yatak yorgan diken sanki uykuyu söktüler gözümden artık her gecem…uykusuzluksun sen . merhem olmuyor ağıtlar… sensiz her yanım sis, her yanım pus…sanki cehennem yıkık-dökük tarumar...çöle döndü gönül çilehanem ne büyük susuzluksun sen Annem…! karnını yurt bildiğim…memesinde rızk bulduğum ben şimdi kime acıkacağım…kime susayacağım yamacında mutlu olduğum…şimdi kime sığınacağım kime öptüreceğim yaralarımı…nerede şifa arayacağım . ne sütün kadar beyaz kefenine sarılmalarım ne alnına kondurduğum veda buselerim ne de mübarek ayaklarınla bastığın yerlere yüz sürmelerim içimdeki feryadı dindirmeye…hasret yangınını söndürmeye yetmedi hayalinle avunurum sandım şu cihandaki hiçbir çiçeğin kukusu… o doyumsuz kokun gibi beni bahtiyar etmedi Annem…! bir bilsen… yerine hiç kimseyi koyamadığımı…çıkıp geleceksin açıversen o hüzzam bakışlı gözlerini…; sanki güneşi içtiğimi… kezzap kuyusuna düştüğümü… Hiroşima gibi yanıp tutuştuğumu göreceksin Annem…! ses verirsen dualarıma… giriverirsen rüyalarıma… el vurursan kanayan yaralarıma bir lahza…sana kavuştuğumu hissedip rahatlayacağım bir kerecik “Gel” deyiverirsen… pamuk şekeri bulmuş çocuklar gibi koşup… o Firdevs-i Cennet kucağına atlayacağım Annem…! tek tesellim… seni Yüce Yaradan’a teslemek üşümeyeceksin artık… güneşin kızıl göğsüne yaslamak . dilerim…bu şiiri Melekler sana okusun mekânın Cennetül-Adn’da kurulsun Efendilerimiz komşun…Allah’ın rahmeti, mağfireti üzerine olsun ebedi istirahatgâhın nur ile dolsun ... .. . Annem…! gül yüzlüm…melekler gibi derin derin uyuyorsun ve hep uyuyacaksın bu öksüz yüreğin en müstesna yerinde vuslata erene kadar… yüzüme değen rüzgârlarda hep kokunu arayacağım özlemlerimi yağmur bulutlarına sarıp…her gün çisil çisil yağacağım kabrine buselik göz yaşları ve suzinak dualar göndereceğim… sonsuz uykunda baş yastığına tüy olsun diye Annem…! “Cennetteki elçi-m…!”, kutsalım kimi yaraların kabuk bağlamadığını ve ölümün taptaze bir başlangıç olduğunu bilsem de… her dem…boyanmayı özleyeceğim o sıcacık sevginin rengine hangi ateş sönmedi ki…hangi deli rüzgâr dinmedi ki… sonunun ölüme varacağını bile bile Annem…! teri gül, teni gül Annem…! gülleri de sardı matem...bütün güllerin kalbi kırık hiçbir sözün teselli etme gücü yok...dile gelmiyor ebedi ayrılık sen...anılar denizinde bir beyaz yunus… bense anasız bir kuzuyum artık . gönül ister ki… gülün, gülistanın olayım…mezarına çiçek diye eksinler beni başucunda hep nöbet tutayım…mezar taşı diye diksinler beni . ne fayda ki… zaman durdu …üfleyip söndürmüş olmalı ecel bana inat sensiz adeta lâl kesildi cümle hayat teri gül, teni gül Annem…! nur içinde yat! nur içinde yat! nur içinde yat! … .. Annem…! 1997 *tahsin özmen, bez bebekler de üşür, çatım&baskı yay,ank 2006 #şiir Tahsin Özmen Tahsin Özmen
10