8/10
·397 syf.··
2026 102. kitabı
Daha önce Sultan 2. Abdülhamid Han'ın hayatı ve padişah olduğu dönemdeki siyasi ve tarihi olaylar hakkında bilgisi olmayanlar için tam bir başlangıç kitabı olduğunu söyleyebilirim. Sultan 2 . Abdülhamid Han tahta çıkmak için 33 sene bekledi 34 yaşında tahtta çıktı ve 33 sene Osmanlı Devletini yönetti onun tahta olduğu dönem dünyanın en bela zamanıydı yani sömürgeciliğin zirve yaptığı dönemdi. Sultan diğer devletlerle denge siyaseti kurarak Osmanlı Devletinin yıkılmasını geciktirmiştir. Kitap dönemin tarihi olaylarını bölümlere ayırarak bilgiler veriyor. Sultan ve o dönem hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin okumasını tavsiye ederim.
Ulu Hakan Abdülhamit Han ve Liderlik SırlarıHüseyin Tekinoğlu · Kamer Yayınları · 201598 okunma
İnceleme
7/10
·136 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:56
Sait Faik Abasıyanık’ın "Havada Bulut" kitabını okurken kendimi bir hikâyenin içinde değil de, insanların hayatlarına uzaktan bakan sessiz bir gözlemci gibi hissettim. Kitap, birbirine ince bağlarla bağlı öykülerden oluşuyor ve olaylardan çok insanların ruh hâllerine, yalnızlıklarına, küçük sevinçlerine ve günlük hayatın sıradan görünen ayrıntılarına odaklanıyor. Sait Faik’in anlatımında en çok hoşuma giden şey, sıradan insanları olağanüstü bir dikkatle anlatabilmesi oldu. Bir sokak, bir köpek, bir mektup ya da kısa bir sohbet bile onun kaleminde bambaşka bir anlam kazanıyor. "Havada Bulut", hızlı akan bir olay örgüsü arayanlar için değil; insanı, duyguları ve hayatın küçük ayrıntılarını hissetmek isteyenler için yazılmış bir eser. Okurken bazı bölümlerde durup düşünme ihtiyacı hissettim. Çünkü Sait Faik, anlatmaktan çok hissettirmeyi tercih ediyor. İnsan sevgisi, yalnızlık ve yaşama dair ince gözlemler kitabın her sayfasında kendini hissettiriyor. Benim için bu kitap, bir hikâye kitabından çok insan ruhuna açılan küçük pencereler gibiydi. Sait Faik’in samimi ve içten üslubunu merak edenler için güzel bir başlangıç olabilir.
Duygu ve Düşünce
Havada BulutSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,237 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·224 syf.··
2026 22. kitabı
“1903 senesi sonbaharında ve yağmurlu bir gecede Aydın’ın Nazilli kazasına yakın Kuyucak köyünü eşkıyalar bastılar ve bir karı kocayı öldürdüler.” İşte Sabahattin Ali’nin kaleminden Kuyucaklı Yusuf eserinin ilk cümlesi… Daha ilk satırdan insanı içine çeken, sarsıcı bir başlangıç. İlk cümlesinde ölümle açılan bir romanın içinde daha neler yaşanacağını siz düşünün… Kitabı bitirdiğimde, yazarın bunca olayı sadece 224 sayfaya nasıl sığdırabildiğine gerçekten çok şaşırdım. Her sayfasını ayrı bir merak ve heyecanla okudum. Oldukça akıcı bir dile sahipti; özellikle betimlemeler sayesinde olaylar, kişiler ve mekânlar gözümde bir bir canlandı. Hiçbir yere tam olarak ait olamamış, sessizliğiyle konuşan Yusuf’un hikâyesi beni derinden etkiledi. Annesi ve babasının ölümüne şahit olan, buna rağmen dimdik durmaya çalışan bir çocuk… Kaymakam Salih Bey tarafından evlatlık alınmasıyla birlikte Yusuf’un hayatı bambaşka bir yöne evriliyor. Bundan sonrasında ise o evde gelişen olaylara, ilişkilerin kırılganlığına ve dönemin toplumsal düzenine şahit oluyoruz. Sabahattin Ali, bir yandan Yusuf’un iç dünyasını anlatırken bir yandan da toplumdaki çürümeyi, adaletsizliği ve güç dengelerini gözler önüne seriyor. Ne yazık ki çoğu zaman haklı olanın ya da ezilenin değil, parası ve gücü olanın söz sahibi olduğu bir düzenle karşılaşıyoruz. Kitapla ilgili konuşmak, tartışmak istediğim o kadar çok şey var ki… Ama spoiler vermemek için bu duyguma hâkim olmaya çalışıyorum. Mayıs ayında böylesine güzel bir eseri okuduğum için hem çok mutluyum hem de kitabın boğazımda düğümlenen o hüzünlü etkisini hâlâ taşıyorum. Benim gibi okumakta geç kaldıysanız, daha fazla beklemeyin derim. Siz Kuyucaklı Yusuf’u okudunuz mu? Yusuf’un sessizliği sizde nasıl bir iz bıraktı?
1000Kitap
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,4bin okunma
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
kitap hakkında söyleyebileceğim çok bir şey yok. lümpen proleter veya küçük burjuva bir aileden gelen herhangi bir devrimcinin yaşadıklarını çok etkileyici bir dille anlatılmış. çok kısa bir kitap olmasına rağmen aylardır etkisinden çıkamadım. bu kadar etkilenmemin sebebi neredeyse kendimi okumuş olmak da olabilir ama herkese içtenlikle öneririm. ek olarak sınıf bilinci kazanmak için de başlangıç kitabı olabileceğini düşünüyorum, pek çok arkadaşımda böyle olduğunu gördüm. keyifli okumalar diliyorum. okuduysanız hakkında sohbet etmeyi çok isterim.
Babamı Kim ÖldürdüÉdouard Louis · Can Yayınları · 20202,958 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2018 60. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2018 00:00
@martiyayinlari n dan Sonsuz Karanlık Merrıck kitabı #okudumbitti. Anne Rice'ın okuduğum ilk kitabıydı. Doğru kitaptan mı başladım bilmiyorum ama anlatımını sevdim, koca koca seriler halinde okuduğum vampir kitaplarından farklı ve onlardan daha ağırdı tarz olarak. Çok uzun zamandır vampir kitabı da okumuyordum, böyle bir başlangıç şahane oldu. Baştan sona dönüştürülmesiyle genç bir bedene sahip olan David Talbot un gözünden okuyoruz olayları. Çok güçlü bir vampir olan Lestat'ın kanıyla dönüştürüldükten sonra bu bedene sahip olan David ruhani olaylarla ilgileniyor ve kendisine yardım edebilecek, kendisi gibi özel güçlere sahip olan tek kişi eski aşkı Merrick. Kendi aralarında bile ayrıldıkları türler, ırklar, çok güzel açıklanmış. Biraz tırsmamı sağlayan, detaylara bolca yer verilen kitap İlgilenenlere tavsiyemdir. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Sonsuz Karanlık: MerrickAnne Rice · Martı Yayınları · 201448 okunma
7/10
·279 syf.··
2026 29. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:57
İnsanı birbirinden bağımsız bir çok duygudan duyguya sürükleyen bir okuma oldu! Çok güzel bir başlangıç! Bilgi ve perspektif kazandıran bir yapıt! Fakat bazı yerlerinde özellikle tamam doğru söylüyor ama alternatif sunamıyor diye düşündüm sıkıcı yerleri fazlaydı! Felsefi açıdan değerlendirilmesi daha doğru olabilir diye düşünüyorum. Bazı insanlar vardır artık çok fazla okumaktan ve bilmekten ; hatta belki de fazla tecrübe ya da kapasite sebebiyle empatide ölçüyü kaçırır ve doğru yanlış algısını kaybeder! Gündüz Vassaf için de böyle düşündüm! Dünya hassas kalpler için çok zor! Sanki içsel sanrılarını anlatmış hatta kimse okusun okumasın beynini boşaltmak için yazmış gibi geldi! Güzel miydi? Çok güzeldi! Bilemedim yani!
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma