Hilal

“... çıplak omuzlarına güneş doğdu aydınlık bulaşıyor ellerinden kolların sanki gümüş suyuna batırılmış kaşların tel tel ışığı yansıtıyor gözlerin ayna kırığı deniz gerçekten yaşanacak bir an mı sezdiğimiz acaba gelecekten yoksa eskittiğimiz yoğun bir mutluluğun birden hatırlanması mı?”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bin kez*
“..akşam güneş dehşetle çekilip kaybolduğunda vahşi ve dokunulmaz şiirinle gelirsin..”
Ah Nazımm***
“Bir adın kalmalı geriye Bir de kahreden gurbet Beni affet Kaybetmek için çok erken Sevmek için çok geç.”
“Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?”
“Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir ayrılmak istemezsin dünyadan ama o senden ayrılacak yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?”