Himeko Nonohara

Himeko Nonohara
@Himechan
“Zihnimizin sahip olduğu en büyük beceri belki de acıyla başa çıkmaktır.Klasik yaklaşım bize herkesin ihtiyacı doğrultusunda geçtiği dört kapı olduğunu öğretir. Birinci kapı uykudur.Uyku bize dünyadan ve onu dolduran tüm acıdan kaçabileceğimiz bir sığınak sağlar.Bir insan ağır yaralandığı zaman genellikle kendinden geçer.Aynı şekilde travmatik haberler alan birinin bayıldığı olur.Zihin ilk kapıdan işte böyle geçerek kendini acıdan korur. İkinci kapı unutmaktır.Bazı yaralar kısa zamanda kapanamayacak, hatta belki de asla iyileşemeyecek kadar derindir.Ayrıca bazı anılar o kadar azap vericidir ki onlara alışmak mümkün değildir. ‘Zaman tüm yaraları iyileştirir.’ sözü yanlıştır.Zaman çoğu yarayı iyileştirir.Geri kalanlar bu kapının ardında saklıdır. Üçüncü kapı deliliktir.Bazen insanın aklı öyle bir darbe alır ki kendini delilikte saklar.Bu ilk bakışta faydalı gözükmese bile öyledir.Gerçekliğin acıdan başka bir şey getirmediği zamanlar vardır ve bu acılardan saklanmak için zihnin gerçekliği geride bırakması gerekebilir. Dördüncü kapı ölümdür.Son sığınak.Öldükten sonra bizi hiçbir şey incitemez.Ya da en azından bize öyle söylenir.”
Sayfa 145 - İthaki·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?

Himeko Nonohara

, bir kitap okudu
7/10
·100 syf.·
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Haldun Taner
8.4/10 · 543 okunma
“İnsan doğasının iki yüzü vardır; mantık ve his, melek ve şeytan. İnsanın şekillendirildiği odun öyle budaklıdır ki bu odundan düzgün kirişler yontamayız. Yasayı herkes için isteyip kendimize istisna gösterilmesini bekliyoruz. Başkaları ile birlikte var olup herkesin kendisi için yaşamasını istiyoruz. Toplum olmak, ortak yasalar geliştirmek ve kendi aramızda barış sağlamak istiyoruz. Aynı zamanda da kamu düzeninden kaçmayı, başkalarından üstün gelmeyi ve cezalandırılmamayı arzuluyoruz. Ben buna insanların ‘asosyal sosyalliği’ diyorum. Bu çelişkinin sonu yok… “
Sayfa 345 - Domingo·Kitabı okudu
“Bilgimize, zenginliğimize ve gücümüze rağmen cahil, yoksun ve zavallıyız. Dünyaya neden geldiğimizi bilmiyoruz, sorunuzun yanıtını öğrenemeden de göçüp gideceğiz; muazzam bir evrende kusurlu, fani, kaybolmuş varlıklarız. İşte, bizi eşit kılan ve bizi birbirimize yakınlaştırması gereken şey bu.”
Sayfa 324 - Domingo·Kitabı okudu
“Doğru; cahiliz, kırılganız ve zayıfız; kuşkusuz ölüme yazgılıyız, bu kaçınılmaz bir gerçek ancak aynı zamanda sadece yaşıyoruz, dünyaya hayran oluyoruz, varoluşun tadını çıkarıyoruz, düşüncelerimizin kayıp gidişini ve değişen duygularımızı suyun akışı ve bulutların geçişi gibi izliyoruz. İşte, yaşamak dediğimiz şey kendimizi Tanrı ya da kurban olarak görmeden, hoplaya zıplaya günden güne, saatten saate farklı var olmaktır . Sadece insan olmak, insan olmaktan mutluluk duymak ve böyle kalmaya çabalamak.”
Sayfa 262 - Domingo·Kitabı okudu