(Teksaslı bir müftü olan Yusuf estas ın babasının evinde bir mısırlı bir süre misafir oluyor )
Aklıma Mısırlı arkadaşım gibi secde etmek geldi çünkü geceleri kalkıp namaz kılarken izlerdim onu o anda ben de onun yaptığı gibi yapmak istedim. Secdeye vardım, secdede dilimden ve gönlümden sadece şu ifadeler döküldü: Ey tanrım ? bana yolumu göster … bulunduğum bu ortamda senin varlığını, yaratan ve var eden gücünü keşfettim. Artık bunun farkındayım. Varlığımın bir anlamı olması gerektiğinin farkına vardım. Şimdi senden varlığımın anlamını bana öğretmeni istiyorum. Beni niçin var ettin ve beni nasıl bir süreç bekliyor
Cenab-ı Hak tefekkür etmemize olanak sağlayan, kendi içimizde bize mahsus bir dünya oluşturmuş. Hiç dünyamızda zaman zaman yalnızlaşıp kendimize dünyanın aldatıcı propagandasından kurtarabiliyoruz.
Peygamberimiz (sallallahu aleyhi sellem) bir öğrendiğiniz zaman ona sıkı sıkıya tutunmanızı nasihat eder : “onu, azı dişlerinizle sıkı bir şekilde sahipl. “Buyuruyor nasıl sahipleneceğiz? Hem uygulayarak hem de başkalarıyla da paylaşarak, kavrayarak. 
Kişinin heva, heves ve arzuları, süreci genel manada değerlendirilmesine manevi olur mu? Bunun tek cevabı var: “kendisi ister isterse evet! Kendisi istemezse hayır!“
İrade dediğimiz şey işte budur!