“ İçimde çok büyük bir ağlamak var. Bir ağacın altında oturarak hem kendime hem bütün insanlara börtü böceğe, kurda kuşa. Bin yıllık gözyaşıyla ağlamak istiyorum.”
Fotoğraf zamana dair bir belge. Ama siyah beyaz fotoğraf zamanı donduruyor, renkli olan ise eşik atlatıyor. Siyah beyaz nostalji ama renk hayat demek çünkü.
Denenmemiş yolun özlemiyle, bu kez de “keşke” diyecektik, “ keşke öbür yola sapsaydık.”
Demem o ki “geri dönmek” diyorsun. Kirliliği giderek tescillenen bir dünyada, altında durduğun incir ağacı yeniden yaprak verse. Tamam, keşke. Ama her yol, sapılmamış olanın hatırasını kazıyor ruha. Matriks’in sonu yok hâsılı. Hangi yola sapsak aklımızın diğerinde kalması kaçınılmaz. Seçilen her yol seçilmeyene ilişkin bir feda ediş içermek mecburiyetinde.